|
28 Kasım 1982 MEVLÂNA’yım ben! 1 Kumun elendiği, kuşağın belendiği
bilinir. Kuşak, demde soyun getirdiğidir. Manaya yönelen konuda,
yazılan verilir. Kendinde oluşanı değil, kuşakta gelişeni
bilirsin. Cümlenize selam olsun. 2 Sergiye geleni, ALLAH’ım koruyandandır. Sahib
olacağın değil, yaratılan her varlık YÜCE’nindir. DOST KAPISI’nda
oluştun, DOST ile buluştun, kayguyu silesin. ‘Kopuk kopuk verilir,
düzende öyle derilir.’ diyene sözümüz. Verilen; okunandır, ne var ki kulun bilgisinde
dokunandır. Üç ağaç saydık, bileni üç halde soyduk. Görünen, gönülden
yerini alandır. ‘Sahib olacağım.’ dediğin konuda eline alacaksın, ne
var ki ‘SAHİB’i ALLAH’ımdır.’ diyeceksin. 3 Deride geçerli olmayabilir, ama bünyede geçerlidir. (Daha açık der misiniz?)
Demde arıza yok. Kuşakta yerini alır. Deride önce yerleşen. Koruyucu.
Dağılandır. ALLAH’ım düzenini KENDİ kurar, gerekirse KENDİ
yazdığı gibi bozar. Kulunun sözü yetersizdir. ‘O’ndan.’ diyelim, O’ndan
geleni kaygusuz bekleyelim. Magnezyum denilende, şüpheyi silelim. (Yani magnezyum eksiği mi?)
EYVALLAH. Balıktan alacağını da verdik. (Kalsiyum da noksan mı acaba?) Balık dedik ya.
Suyu bol alasın, her saat iki üç bardak su içesin. Yediğinde bulacak.
‘Hekime havale edin.’ dedik, daha önce verdik. On beş gün sonunda yapılan
tetkikte, arazın giderildiği görülür. Su ile, aldığın yayılır.
Kendine kendinden daha yakın OLAN’ı düşün. (Yani ALLAH’ı mı?) EYVALLAH. O’nun emaneti sende
oldukça, O’nun ile niyazın daim kalsın. 4 (Kuşaktan
gelenden murad nedir?) KEVSER SURESİ’ni okuyunuz, orada bulursunuz.
Sen de KEVSER SURESİ’ni her
gün bir tesbih okuyasın. (33
mü 99 mu?) Doksandokuz. 5 Uyum yorumunun yapıldığı günde, ALLAH’ım hekim dahil
sizlere mana kapılarını açsın. (Yani
bizim uyduğumuz söyleniyor?) ALLAH’ımın verdiğine uymak
yorumunu hekim dahil sizlerde gördük, ‘ALLAH’ım RAZI olsun.’ dedik. 6 (Çocuğun
sağlıksız olma hali; kader içinde mi, yoksa kuşaktan gelme hali
midir?) EYVALLAH. Daha önce verdik. Doğum, evlenme, ölüm, kaderin
değişmeyen çizgisidir. Her satır noktası ile yazılıdır, bozmak kulun
elinde değildir. Niyette ölçü vardır. 7 (TANRI,
yazdığını bozar mı? Yazının başında öyle anladık.) ‘Yazdığını
bozar’ demedim. Sana, düz veya eğri gelebilir. ‘Eğriyi düzelt
ALLAH’ım.’ der niyaz edersin, düzeldiği zaman niyazından dolayı düzeldi
sanırsın. Her olay noktalanır. MEYDAN kapıların açıktır geçelim, cümle ile
uyumu seçelim. ALLAH’ımdan gelene EYVALLAH dediğimiz gün, düzene
uyduğumuz gündür. ALLAH’ıma emanet olunuz. ALLAH’a ısmarladık.
|