|
17 Aralık 1982 MEVLÂNA’yım ben! 1 Konakladık bu yerde, şifa dedik her derde. Ne oldu,
ne geldi, güne kadar ne kaldı sende? Cümlenize selam olsun, kumdan deryaya her
kulu adım atsın. 2 “Aldım verdim, iki duvara ipi gerdim.” dedi, YUNUS’um söze
girdi: 3 “Sarı elma yiyesin, al fistanı giyesin, cilde
zeytinyağı süresin.” dedi, YUNUS’um yanımızda olana selam verdi. 4 Kapalı kapıyı açtığın günde, alacağın sana
gelir. Seçilene değil, saçılana gönül koyarsın. Gerçeği
bildiğini almaktan sakındığını düşünene de ki: ‘Kamara
değil gönül ölçüsüdür, yara değil dökülenin alçısıdır.’ ‘Olamaz.’
diyene sözüm. Günün yorumunda, yanımızda olana söyleriz, çağrıda olana
eğriyi sileriz, doğruya geleni cümlemiz severiz. Senden düzeni sorana
de ki: ‘Kendimi düzenden ayıramam, ak olanın yanında yeşili koruyamam,
sebepsiz uçar diye kuşun kanadını kıramam, kırana el veremem, düzen benden
bekliyor ise asla ayrı duramam.’ Konuşan diline, dolaşan dizine
güvenir; akıl mantığı çalıştırıyor ise, düzende her kulu yerini
bulur. Sahibiz ona buna, sahibiz direğine; yarına sahip olamayız, çünkü
olacağı bilemeyiz. ‘Direğine sahibiz.’ denilen; yazılan sahifede
okunulandır, okunmayana sahip olunamaz. 5 DOST diye geldik söze, selam dedik cümlenize,
nokta koyduk kaygunuza. ‘At aldım, ot yoldum’ diyene de ki: Sana güldüm diyene,
sen de gülesin, toprakta gülü göresin. Her yaprağı okunur, kökü bilgi ile
dokunur; sorunun değerinde, adının eğerinde
andığın bulunur, sanma gül alınırsa yolunur. Sözden sazdan eğilen,
günden güne dağılan, topraktaki gül misali baharda açılacak, güzel ne
güzel diye seçilecek. 6 “Doğduğun güne dönsen,
doğandan halini sorsan; alacağın sözedir, bulacağın gözedir.”
dedi, PİR SULTAN ABDAL söze girdi: 7 “Mendil aldım oyalı, yastık gördüm boyalı, her adım
sayılı. 'Can!' dedim canım verdim, her kulda HAKK’ı gördüm, bilse bilmese sardım,
meydanda helva kardım; ‘Gelen yesin, seven bilsin, her kulu görsün, ezelde
bildiğini ebede götürsün.’ diye. DOST dediğin her kapıyı
düşünmeden vur gir, yanan her ocakta kor gör. Saydığın adımları,
sevince götürür unutma. Sazımız bir çalar, sözümüz BİR’de, nasibimiz
gürde. Yol ehli olduk, sanılmasın yolda kaldık. Bitinceye kadar gideceğiz,
oldu denilende kavuşacağız. ER olduk dizi-dizi, davar dedik kuzu-kuzu,
ne durduk ne oturduk su peşinde tazı-tazı, dedik çalacağız sazı.
Yolda buluşacağız, handa konuşacağız. Demde sözümüz
söylenir, üç öğüt hepinizde hallenir: 1-Sana bana değil bize diyelim;
2-Her kuluna selam ile söze girelim; HAK ADI’na hatırını soralım, hizmetiniz gerekiyor
ise el ele verelim; 3-Sadece salonlarda değil, her halimizde
BİR’likte olalım. Öylece yağa bala el değer, satır-satır
okunursa DOST güler. ‘El söğerse?’ denilmesin;
asla dil varmaz, ALLAH’ım O’nun ile olana izin vermez. ALLAH’ım cümlenizden
RAZI olsun. Selam.” dedi, PİR SULTAN ABDAL yürüdü. 8 “ ‘Benden söze bağlamaz.’ diyene;
YEMEN’den alıp geldik, gönülde olanı gelip bulduk, yaprağı yeşil diye
söyledik. Kapı-kapı gezdiğin, gönülde bilmeden ezdiğin kayguyu
silesin, dün geçti olaydan ayrı kalasın.” dedi, HAMZA DOST yapıya taşı
koydu. “Dağlar taşlar aşılacak, görülene şaşılacak,
düzde oluşan ile buluşacak. Er olsa geç gelse, kayguya düşme;
‘Ne oldu? Ne verdi?’ diye deşme. Her olayda düzen yerini bulur; alan bilir,
veren kalır.” dedi, HAMZA DOST selamladı yürüdü. 9 Ayrı değil hep beraberiz, soydan gelen
ile. Sayfayı çevirdi mi, kolayı devirdi mi; güçlüğü yenecek, DOST ile
postuna kuş misali konacaksın. 10 Komşu komşuyu arar, DOST cümlesini
sarar. Bildiğin günde gelse, YAHYA konuyu verse, yapısına itiraz etmeden
sarar. (YAHYA EFENDİ) MEVLÂNA’yım! 11 Yolunuz bellidir, kulunuz hallidir,
kulluğunuz gönüllüdür. Çevir denilene değil, doyur denilene uyalım,
kahır etmeden sefere yönelelim. Komşuya değil konuya değer
verirsen, her kulu yerini alır. ALLAH’ıma emanet olunuz, içtiğiniz suda
O’nu bulunuz. Deyiniz ki: ‘SANA SEN’in ile yöneldik, yolumuzu YOLUN diye
belledik, geleni gideni kolladık, bilmem diyeni yolladık.’ Yollamaktan maksat
kovmak değil, yolunu göstermek. Dağlar aşına-aşına kumu
getirir, denizler taşına-taşına kumu götürür, kulu düşüne-düşüne
tasayı bitirir. ALLAH’ıma emanet olunuz. ALLAH’a ısmarladık.
|