|
04 nisan 1973
dinmeyen ağrıda aradığımız nedir cefa mı sefa mı
ya allah dersen sefadır hey allah dersen cefadır
ya allah verdin alırsın hey allah neden çektirirsin
senin allahıma soracak sorun var mı ki
15 ağustos 1973
ummadığın olursa bu nedendir der misin ona sual eder misin
yağmuru bekledin yağmadı ümidini kestin ekinim yandı dedin
sabaha kalktın yağmuru buldun sual açabilir misin
her olmadık gibi görünen olumunda kulu şaşırtan ondandır
onun için hiç bir olaya sual açmayalım neden olmadı diye suçlamayalım
sonra nasıl oluştu diye şaşkınlığa düşmeyelim dile düşürür ölçülere vurur
olaylar olmasa kullar ne ile ölçü alır
göre göre ağaca vurursun hata sende mi ağaçta mı
ne ağaçta ne sende ne de onda çünkü hata ondan sadır olamaz
olaylar niyetin olgunluğunu kulun hamlığını
allahımın yazdığının bozulmayacağını gösterir
merdaneyi hamura değer vermek için kullanırsın
-merdane olayları mı temsil ediyor-
evet
konuşan da o konuşturan da bize ne düşer
olumun mayalıdır geçtiğin yol kayalıdır vardığın sahilidir
ayağına takılan takılacak olan her taş hak yolunun halidir
ne var ki
kumda yürüyenin ayağına neden zarar verir bilinir
kumda ayak gömülüdür taş ona nasıl vurur
sadece yolunda durur elbet zarar vermez
10 ağustos 1975
yenmeyen aşın sözü edilmez sahilde yol sorulmaz
yol boyu bilinir götürdüğü yere gidilir açan görür gören yürür
soran bilmeyen değildir yanılmayım diyendir
12 kasım 1977
sorulan her sorunun cevabı bin soruyu getirir
öyle oldukta bildiğini götürür
olumlu her olayda sorgunun önemi varsa da
sorgu içinde sorgu aramak çölde kumları saymaya benzer
|