MEVLÂNA’yım ben!

Hoş gördüm
Meclisin sözü
Dileğimiz
Allah’ımın nuru üzerinize olsun
Dilendiği gibi
Kulunu ihya etsin. Amin

Geldik yol üzre
Sorduk sözün uygununu
İzin kadar dendi
Cümle için söylendi

Aymayı bilendeniz
Gelişi bulandanız
Ne yolumuzdan şaştık
Ne taşa vurduk düştük
Geldik gününüze
Yolunuzun taşını çekmeye
Kapıları açmaya
Açtık geçtik, soruyu seçtik

Geçirdiği gününü
Ne bulutlu diyecek
Güneşi gördükte
Bulutun karanlığı unutulur
Unutulmasın, serinliği kalır

Dertsiz olsa bu dünya
Kulun yönü bir olur
Yalnız güzellik görür
Güzelin güzel olduğu bilinir
Ama çirkinliği ile görülen
Güzelliktir asıl olan
Kulun yüzü çirkin olur
Olgunluğu kulu ilgilendirir
Güzelliği o yönden aranır
Görünüşe değil
Aranışa bakın
Güzelliği arayın

Söze geldik
Ağızdan yolunu
Gönüle verdik
Ağızdan gönüle ne verilir? dersen
Dilden döner
Gönüle iner
Günün ilk ışığı
Kulun gözüne girer
Çünkü güzellikten
Kul gözünü ayıramaz
Ağacın dalında
Yaprağı olur
Kulun elinde
Yumuşak gönülden
Düzenli yolun fermanı bulunur

Gökyüzü yıldızlı mı?
Yıldızlar yaldızlı mı?
Parlak gece, aydın gün
Beklediğimiz her gün
Ya buluta ne dersin?
Dile de yağmur yağsın
Bulut kümesi insin
Gökyüzü gene açılsın
Ne gökyüzü kapanır
Ne yıldızlar örtünür
Bulut arada perdedir

Olayın büyüsü olmaz
Nazara inandım
Kem gözden korktum dersen yanlış
Allah’ıma sığındım
Hepsinden masun oldum
Olmaz demem
Sığındığın Yüce'ye güven ki
Sen de masun olasın

Elele yuvarlak çembere göreyiz
Baştan sondan yok
Allah’ım yücede,
Yüce gönülde



Gönül almak
Allah’ımı hoşnut etmektir
Zenginin gönlünü çok kul alır
Fakirin gönlünü al ki
Sevabı büyük olsun
Zenginin gönlünü
Çok alan olduğu için
Çok yere bölünür
Fakirin gönlü bir sana verilir
Onun için sevabı büyüktür
Nasıl ki bol olan mal ucuz olur
Kıt olan mal pahalı gelir

Yol vermeye
Kapı geçirmeye geldim
Fal demeye değil
Bilirim dersen
Bildiğini ben de bilirim
Bilmeyeni uyarırım
Dedim; Yazımız cümleye

Dünyanın değil
Ahiretin müjdesi
Müjdenin en büyüğü
Yer yerindir, kul Gül’ün
Yer yerden
Dünya kainattan büyük değil
Büyük olan Allah’ım
Müjdem, O'na varacağındır
Günü gelende
Ömür bitende
Varış müjdelenir
Sevincine katıldım
Senden çok sevindim
Aramızda konuştuk
Ne mutlu deyiştik. Kazandık.
Neyi? Sevincini.
Kulu biz kazanmadık
Kazanç kulun
Nurludur yolun
Aldığın fakir duaların
Yoludur yolun
Sevinçliyiz.
Dersin; Nerdeyim?
Sana ne deyim?
Aramızda göreyim
Dünya müjdesi gelip geçici
Verdiğim müjde
Ruhuna her zaman baki
Yaz dersin
Verdiğim müjdeyi küçümsersin
Bayram yapılsın
Şerbetler içilsin
Niyazlar edilsin
Şükre varılsın
Ne mutlu.
Söylediğim benden değilYüce’den
Ya Allah, Ya Muhammed
Geldik dize, baktık yüze
Dedik; Ne mutlu bize
Verdik müjdeyi size
Aydın olsun gönül
Bayram yapılsın
Aramıza kul katılsın
Aldık yolunu
Tuttuk elini
Verdik müjdeni
Selam sana
Selam cümleye
Günün aydın olsun
Gecen aydın geçsin
Dünyan hayıra açılsın
Açılan göz görsün

ALLAH’a ısmarladık

Daha ne?
Aydınlık olsun
Nur ile boğsun
Aydın gönlün seni açsın

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah