|
MEVLÂNA’yım ben!
Suyun verdiğine değil
Kulun aldığına gönül koyarız
Gönülleri su ile ancak öyle yıkarız
Yokluğa değil varlığa inanırız
İnanmak değil
Öyle olduğunu biliriz
Sayıyı çokluktan
Soyluyu soysuzdan sorarsan
Tenkit ettiğini görürsün
Ne var ki;
Neyi tenkit ettiğini bilmez
Soylunun soysuzdan farkı dünyadadır
Nasip olana soylu denir, paye verilir
Ruh yapısı ne soy
Ne ana ne baba vermez
Hoca da eğitemez
Kul kendini kendi eğitir
Öğüten yine Allah’ımdır
Sarmaşık ağaca sarılsa
Boy verişi kolay olur
Sağlam destek bulur
Uydunuz duydunuz
Elimizi aldınız
Allah’ım cümleden razı olsun
Kâbe kapısı gönüllerde açılsın
Varsın desin
Kulunu çağırsın
Hz.OSMAN der ki;
Kâbe her dileyende
Her dileyen Kâbe’de
Benim gönlüm de cümlenizde
Hz.EBUBEKİR der ki;
Suyun kaynağı Kâbe ise
Kolları kul gönülleridir
Sen kul gönlünü hoş et ki
Kollar seni Kâbe’ye getirsin
Hz.OMAR der ki;
Kulunun kolunu zorlama ki
Gönlü darılmasın
Sonumuz gül bahçesi derseniz
Elbet gül bahçesine gidersiniz
Aynayı duvara çevirme
Boşluğu duvarda bilme
Yanlış gördüğüne gülme
(Soru: Gerçek maddi alem var mıdır, tecelli midir?)
Suyu ancak avucunu açarsan tutarsın
Buzlaşması kulun beden halidir
Ne görürsün, ne tutabilirsin
Ama vardır
Olay suyun şekil değiştirmesidir
Kulun yapısını
Etten,kemikten, kandan bilsen yetmez mi?
Ne bugün, ne yarın çözümü olmaz
Kulun yaptığını kul bilmez
Yoktan var, vardan yok olmaz
Varız .. Hep varız
Ne var ki;
Anda alemden alemi böleriz
Kumunu elemek
Her kulun görevidir
Kumunu elemeyen kul
Yapısına önem vermeyen
Sıvacıya benzer
|
Ne eleğin delinir
Ne de gönlün bölünür
Eledikçe incelir
Eleğin işi kolaylanır
Adaleti kendine değil
Karşındakine uygula ki
Vurguna gitmeyesin
Denizde vurgun
Yorgun kuluna gelir
Karada vurgun
Kırgın kuluna gelir
Ne sende ne bende
Soru olmasın ki
Adaleti görülsün
Acı ile verilenini
Adaletinden olduğu denilmesin
Adalet, kulun beden yapısında tecelli etmez
Eğer gönül kırdı isen
Kırılan da gönül olur
Gözün yaşı aktı ise
Kul naz ile baktı ise
Ona gönül bağından çiçek der, eline ver
Gönlünü al sevindir
Sözüne söz katana
Sözünü yabana atana asi deme
Asi olan Allah’ıma isyan edendir
Der ki;
Söz ettim
Çanak tuttum
Sende de bende de deyim
Sözü beraber karayım
Elde olana göz atayım
Ne sana ne bana yararı yok ise
Toprağa gömeyim
Çöpe atayım demedim
Yeşeren tazelenendir
Her olay Allah’ımın divanından geçer
Sizlerin an dediğinizde
Burada milyonlarca dava görülür
Her dava anda sonuca bağlanır
Ne öğrendin?
Ne bildin?
Hangi sırrını çözdün?
Kalandan gelenden
Bilenin bildiğinden
Elde olan evrenin boşluğu
Her yuvanın boşluğu söylenir
Bir kapıdan girilir
Öbüründen dönülür
Çıkış yok,
dönüş var
Bilenin bilmeyenden farkı
Tanımayı öğrenmeyi bilmesidir
Denizde balık gördün mü?
Elini atıp tuttun mu?
Bilenin sorusu
Denize oltayla gidişe benzer
Koşuya hazır olan ata gem vuramazsın
Ayağını bağlayamazsın
Allah’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|