MEVLÂNA’yım ben!

Huyunu aldın mı?
Sözünü bildin mi?
Gayeni buldun mu?
Hummalı olma
Nedenini sorma
Kaynayan kazandan
Sıcak su alma
Niye?
Kaynattım dersen
Koyuna post
Koluna dost gereklidir derim

Kuyuya merdiven gerekmez
Çünkü içine girilip su alınmaz
Kaynayan kazandan
Niye su almayım? dersen
Kazanı çamaşır kaynatayım diye
Ocağa oturtursun
Çamaşırlardan gayrı yere kullanma
Her olay yerli yerince
Aşure kaynatayım dersen
Meydanı kuluna göre
Kazanı koluna göre seç
Harcını gücüne göre
Harcın azaldı ise
Meydandan uzak dur
Yuvan da gücüncedir
Gösteri yapman hatalı olur
Meydan dedik
Açık yeri söyledik
Günümde aşure
Meydanda kaynatılır
Her görene verilirdi
Verecek gücü olana göre
Meydanda dururdu
Kimi köy meydanında
Kimi mahalle meydanında
Kimi bahçesinde
Kimi yuvanın ocağında
Mahallede kaynar ise
Başka mahalleden gelen olmaz
O mahallenin hakkına göz koymaz
Köy meydanında kaynayan kazana
Bütün köy davetli sayılır
Tasını alan gelir
Aymakta olanın
Kaymağa niyeti olmaz
Aşureyi açtık
Güzel olay dedik

Kulunu kuluna bağlayan Allah’ım
Kuluna sevap kapıları açan Allah’ım
Sen verdin, biz aldık
Yuvamızda hallendik
Halimize şükrettik

Askıda yelek olur
Mevsimsiz kavun kelek olur
Kuş yuvada anadır
Kafeste esir
Esareti seçtik dersem yersiz
Kendimizi kafeste bulduk
Kuş örneği olana uyduk
Çırpınan kuş;
Tüyünü de, sesini de, hevesini de yitirir
Öten kuş değerini bulur
Hem kendi rahat eder
Hem etrafa sevdirir
Kul da öyledir
Çırpındıkça kötüye gider
Teslimiyeti kulu kurtarır
Koyunun yanında
Kuzusu olduğu müddetçe
Sütünü alırsın
Ayırmayı düşünürsen
Kuzunun hakkını yemiş olursun
Bırak yediğince yesin
Çok yer nasibini kısaltır diyen yanılır
Allah’ım kullanılanın yerini boş bırakmaz
Kuzunun yerini sana vermez



Kayguyu ele alsan
Nedensiz koşu tutsan
Nereye dek varırsın?
Nasip dediğin yere dek
Ne bir adım evvel
Ne bir adım sonra
Soyun bağlantısı
Kulun dünya dağıntısıdır
Soyuna bağlandıkça
Kaybın büyük olur
Kumunu eleyenden ol
Eletenden değil

Kuyunu kendin seç
Suyunu bilirsin
Bineceğin ata
Eğerini kendin vur ki
Düşersen başkasını suçlamayasın
Köpeğini kendin yetiştir ki
Huyunu bilesin
Bahçesine çiçeğini diken
Kopmasını kendi diler
Başkasının tutmasına razı olmaz
Ona gücenmeyin
Harcadığı günü
Düşünmekten değil
Onu beklemek
Eserini göstermek ister
Aslında eser Allah’ımın
O da güzelliğin esiridir
Güzelliğin kaybına dayanamaz
Kitaplığa kitabı koyduğun zaman
Düzenine bak
Hiç küçük kitabın üstüne
Büyük kitap koydun mu?
Sırayla okuduğunda
Önce küçüğünü
Sonra büyüğünü okursun
Güzel çirkine baktırsa
Çirkinde güzeli bulurdun
Kulun yanılması ordadır
Hep görüntüde güzel

Yazdık gördükçe
Gördük duydukça
Sevdik meydana vardıkça
Her meydanın sevgili kullarına
Sevgimizle bağlandık
Meydanımız köy meydanıdır
Tasını alan gelsin
Deden verdi verincek
Sanma oldu örümcek
Yuvaya geldi görüncek

Sözü bağlar özünü
Cümle ile sevgisine
Gelenlerin saygısına
Cümlenizin özünde
Kayguyu siler

Saman olsan gam yeme
Saman da O’ndandır
Suyun üstünde durur
Dibine gitmez
Olduğu yerde kalmaz
Yolum O’nun aşkı idi
Dilim gülün meşki idi
O dedi ben bildim
O verdi ben gördüm
Aşıkım O’nu buldum


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah