|
MEVLÂNA’yım ben!
Hoş gördüm
Cümlenizi selamladım
Kuyunun suyu tatlı ise
İçmeye doyamazsın
Yaban geldiyse yuvana
Kulunun yerini döndüremezsin
Sana deyişim şu;
Suyunu aldığın kuyu
Yavan su vermez
Suyun tatlıdır
Konuğun atlı
Korkun olmasın
Bağlantıya şüphe gelmesin
Kalkanı kullanan
Kılıçtan kaçınandır
Hamleyi önce sen yaptı isen
Korkun olmasın
Atak sendedir
Bırak müdafaa onda kalsın
Olmadan oldu diyen
Hamlığı kendinde arasın
Reysen gelmezse
Gıyabında hükmolunur
Gıyabına aldığı hükme itirazı olan
Hakk’a şikayette bulunsun
Hak’tan alacağı cevap
Kanuna uymayan
Cezasına uysun der
Şeriat, devlet kanununa riayeti emreder
Hakk’a sığınıp yola çıkanın
Korkusu olmasın derim
Cümlenize gönülden duacı olurum
Sanılmasın kulunu sınarım
Ağacımıza yaprak olan her kul
Fırtınadan masun kalır
Evet.. Allah yolu onu emreder
Onun için Allah yolunda fırtına olmaz
Şahidin yemini muteberdir
Ne var ki
Aksinin iddiasına
Ve ispatına kadar
Kayıtlar aranmadan
Merciden söz istenmez
Müfredat toplanmadan
Kaydına hükmolunmaz
Sanığın cürmü
Yumağına ağırlık vermez
Verse cürüm işlemez
Onun için vicdanına söz etmek
Onu rencide etmez
Hitap etmeye bile değmez
Konumuz yabana atılan
Günlük çiçeğe benzemesin
Her yazılan olayın içindedir
Koyun mera davası
Dediğin gibi.
Açmak gerekseydi
Açık söylenirdi
Bekleyin görün
Nemli toprak verimli olur
Ağaç verdiği yaprak kadar kıymet kazanır
Sözü bağladık
Gölgeyi seçenin yanında oturursan
Yoluna geç kalırsın
Yorguna oturduğu zaman
Kalkması zor gelir
Onun için gideceğin yere
Mola vermeden yürü
Kalkanı dedim
Eline alanı kınadım
Karşındakinde de
Eşit kılıç yok ise
Yaprak ile bezendik
Gelenlerle sevindik
Suyu bol kuyuya
Nasip senden Allah’ım dedik
Sahibini kutladık
Kim? dedin
Dediğimi bilmedin
Yanımızda olan
Yuvamıza konuk gelen; Babası
Bilesin, kuyuya gelen su
kaynağımızdandır
Kaynağımız membaımızdır
Derya..
Susuz kuyu ses verir
Sesini geri çevirir
Suyun dolu kuyunda
Gönlün dolu yolunda
Nasibin açık dünyanda
|
Allah’ım dediğin
Kapısını açtığın
Şüphesiz açılır
Eşiği geçilir
Konuyu bağlayalım
Olmuyor denileni
Olandan ayıralım
Dense de denmese de
O’na havale edilen çözülür
Dengesini bulur
Yorganın küçük ise değiştir
Çorban tuzsuz ise karıştır
Karşımızda olana derim
Tuzsuz diye dökemezsin
Kısa diye atamazsın
Olanı olduğuna bağla
Gününü yarına ekle
Olan 'hayır' de bekle
Bedduaya yer verme
Allah’ıma havale et
Doğruyu buldursun
Sen doğruyu bulduramazsın
Olaya güldüremezsin
Alsın versin
Kuyuya verdiği sesi kendi duysun
Yol yürüdükçe görülür
Yolun sonu varılanda bilinir
Kaçana kovala dersen
İkisini de telaşa vermiş olursun
(Resim verilir)
Yaban günden soran
Yapılanı bildim diyen
ÇAKIR’ın düşündüğü. Hz.İSA
Hz. İSA asaletin değil
Yetimliğin örneği
Konuktan neşe bekledim
Hz. İSA’nın yardımcı olacağını bildirdim
Onun dileği nerden ise ordan
Koşuya çıkacak ata şeker verme
Tuz yedir ki gücü artsın
Şekeri koşu bitende verirsin
Hem kuvvetlenir hem sevinir
Bir daha koşuya daha neşeli katılır
Her koşan ata aynısını tatbik etsen
Neticeyi daha parlak görürsün
Kul yolunu güç ile alır, öç ile değil
Karşımızda olana dedim
Güdülen davar
Gideceği yeri zaten bilir
Eğer yolunu çevirdiysen
O zaman güç gerekir
Bekle uysun
Kumunu elesin
Danıştığını bilir
Kaymayan toprakta
Mahsul bol olur
Kaymayı huy edinmesin
Mahsulü kıt kalmasın
Allah’a ısmarladık
MERYEM Hazretleri der ki;
Kuşun ötüşüne ses veren
Kulağım senindir Allah’ım diyendir
YM. dedi
Kulunun yardımına vazifeliyim
Kanımıza söz gelmez
Özümüz Hak’tandır
Oğlumun sözüne kulak veren
Hak’tan gelene uyandır
Huyuma uymaz deme
Sen de MERYEM gibi yumuşa
Sert taş vurduğu yeri de kırar
Kendi de kırılır
Kendim kırılsam iyi mi deme
Her kırılan ufalana ufalana kum olur
Ondan ötesi ne kırar ne kırılır
Adını gönlüme yakıştırdığına dedim
Gönül nedir?
Öz
Yemeden yunma
İçmeden sunma
Doymadan kanma
Sormadan dönme
Bunlara uydun mu
Özünü bulursun
Adın gibi kendini bilirsin
Allah’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah |