|
MEVLÂNA’yım ben!
Yoldan aşan ile koşan bir midir?
Gönülden açan ile
Açana uçan bir midir? dedi
YUNUS’um söze girdi:
Birliği ben dürmedim
Gelen ile gideni ayırmadım
Olmayana kaygu duymadım
Yolumu aldıkta
Gönlümü uyana verdikte
Oturdum, bir kucak düğümü çözdüm
Düğümün çok ise
Çözecek yok ise
Kulluğunu ara bul ki
Düğümün artmasın
Gönlünü karartmasın
Cenk; ne ile nerede, kiminledir?
Elinde olan ile, noktayı bulanadır
Buldukta, yönünü gösterenedir
Yanlış yok!
Yönünü gösteren ile cenk niye? dendi
Yönünü gösteren kim?
Elbet aklın
Olmadan
oldum diyen
Ağacın köküne düşendir
Bulmadan buldum diyen
Deryayı bardakta bilendir
Bulana bulmayanı sorsan
Suyundan değil,
Hata kabındandır der
OSMAN der ki;
Cenk için dengini bulmaya çalışma
Çünkü cenk emirdendir
Dengini sen bilemezsin
Bini ikiye bölemezsin
Ölsem dedikte, ölemezsin
Emrini Hak bil
Hakk’ı kendinde bul
Aymayı bilenden ol
Kendinde bulduğunu
Her kulda gör
Hak, sende, bende, onda, cümlede
Günahın varlığı, kulun darlığıdır
|
Mevlâna’yım!..
Cümlenize selam olsun
Kainat sizde kalsın
Kaldıkça darlığı silsin
Gönülde yer var mı? denir
Var olmasa
Kainatın oluşu
Cümleyi buluşu nereden bilinir?
Durmayı bilmeyen
Yürüyüşe uyamaz
Suyun akışı görülmese
Güzelliğe erilemez
Asmaya verdiğin suyu
Verdiğin gibi almazsın
Neden?
Çünkü sen sadece suyunu verdin
Halbuki asma özünü verir
Oyun nerde başlar, nerde biter?
Doğuşta başlar, göçte biter
Yolcunun yoluna bakan
Kendi ayağını sürter
Onun için her kul
Kendi yolunu bilsin
Bildiği kadarını versin
Alan, Allah’ım razı olsun desin
Verdik, kardık
Günde sohbeti derdik
Allah’ım, sohbeti açandan,
Açtırandan razı olsun
(Resim verildi: Hz. YUSUF)
Giden gelse, gelen gülse
Elbet o’na uyardı
Kuyuda kainatı duyardı
Resmini selam ile verdi
Dileyende gördü
Dünyaya verdi, cümleye serdi.
Allah’ıma emanet olunuz
Kaygudan kendinizi siliniz
Allah’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|