MEVLÂNA’yım ben!

Sunduk gelince
Gördük gülünce
Sözü söze bağladık
Yolumuza ekledik
Her kulunu bekledik
Gelenin gelmeyenin
Yolumuzu bilmeyenin
Yoluna sözümüz yok
Selam olsun sizlere
Nur saçılsın yüzlere
Aydın gelsin gözlere
Kavuştursun bizlere
Söyleyenle beraberiz
Dinleyenle olalım
Olandan dağılanı bilelim
Yanılmayın
Olandan dağılan nedir?
Ermiş meyvenin çekirdeğidir
Her bir çekirdek
Bin çekirdeğe özettir
Her gelen kulluğa namzettir
Yapıya katılalım
Katıkta noktayı bilelim
Bina benim eserim demeyelim dedi
EBUBEKİR Hazretleri söze nokta koydu

Vergide sevgi vardır
Alanda saygı
Seven verir
Alan erir
Yerini bulmayan kum dökülür
Yerini almayan kum nedir?
Yaratanın elbet yarattığıdır
Ne var ki
Binada yeri hazır değildir
Kum tanesi denmesin
Tane ufak görülmesin
Her kum birbirini buldukta
Elele verdikte
Binanın temeline oturur
Danışılan elbet aykırı değildir
Mimar çizer
Binayı çözer
Çalışan O’ndan gününü izler
Danışma o yoldadır
Günün gecesi olmasa
Yarını bilinmez
Vurduğun tokat
Değerini sende değil onda bulur
Vurduğun kaybınadır
Dökülen kumunadır
Dünyayı, dünyayı dileyene bıraksan
Seni siler
Arayı böler
Ne sen yürü
Ne onu bırak
Gayretin beraber yürümek olsun ki
Çekirdek beden bulsun
Meyden verildi
Meydan geçildi
Yuyan dendi seçildi
Seçilen getirdi, kimi?
Elini her vereni
Elbet geleni
Gelmem diyen gelir mi?
Varlığında erir mi?
 



Vurmayı değil
Sarmayı bildik
Yar senden dedik, verdik

Var mıdır? diyene
Var dedik
Yar mıdır? diyene
Sor dedik
Sardığında bulduğun nedir?
Söz ile MEVLÂNA dersiniz
Öz ile Hakk’ı sararsınız
Adını dilde
Zatını gönülde bulursunuz

Mevlâna’yım!..

Sofrayı açandan olduk
Aşını seçenden sorduk
Varsın nasibini görsün
Kulu yeter ki O’nu bilsin dendi
Cümle, cümle ile bir oldu
Birbirimizi sevelim
Hatalarımız ile
Birbirimizi sevelim
Cümle günahlarımız ile
Gördük dediğimiz yerde
Ağzımıza yama koyalım
Bildik dediğimiz yere
Nokta vuralım
Nokta koymayan da sonsuza varır
Kula sonsuzluk asla yoktur
He olay noktalanır
Sadece kainat noktasızdır
Duman uzakta olsa da
Rahmetinden diyelim
Darlığa düşmeyelim

Cümlenize sorgu vereyim
Deryanın tuzunu arayım
Tuzunu nerden alır?
Rahmeti neden katıksızdır?

(Soru üzerine muhtelif fikirler atıldı.
Cevabı MEVLÂNA Hazretlerine bırakıldı)

Tuz deryanın madde halidir
Nasıl ki kul sadece ruhu ile döner
Dönüşte her hali siler
Deryanın tuzu
Ne kabındadır ne tadından
Tuzunun artığınca suyu hafiler
Neden?
Dumana yer vermediğinden

(Soru: Deryanın dumanı olur mu?)
Elbet olur
Kaynağın bittiği yerde
Buharlaşma başlar

Allah’a emanet olunuz

Sözün yorumunda
Yoldan değil halden örnek alınız

Allah’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah