MEVLÂNA’yım ben!

Yeryüzü denildikte
Çok yere bakıldıkta
Her ocak yakıldıkta
Şarkı türkü söylenir
Kader öyle bellenir

Yar deyip ağlamayan
Aşkı ile gönlünü dağlamayan
Ne arar? Ne sorar?
Nerden gelir? Nereye gider? dersen
Her bilen yoldan mıdır?
Her gören halden midir?
Arayan beden midir?
Sürüyü güden midir?

Geldik diyelim
Bildiğimize şükredelim
Niyazımızda O’nu analım
Her anışın elbet niyazdır
Demden deme geçilir
Günden öyle aşılır
Sanma yolsuz koşulur

Her koşan bilendendir
Her aşan bulandandır
Sarp kayalar aşılmaz diyene
Kuş olur aşarım
Balık olup denizi geçerim diyesin
Çünkü niyet;
Kayaları aşırır
Deryaları geçirir

Mevlâna’yım!..

Yerim bellidir
Sevilen ağaç dallıdır
Duman almayalım
Bilmeyene geçit vermeyelim
Demirde güç var ise de
Ele gelmeden
Ateşi bulmadan
Şeklini almaz
Zorluyu yolum deme
Genişliğe açıldın
Seyrine düşülen her olayda
Düzenini bulursun

Geçmişe gülersin
Dayanmayan bilmez
Çerçeve dar gelir diye atmazsın
Geniş gelene bakarsın
Yerimiz öyledir
Günde çerçeve dar gelir

OSMAN der ki;
Göz ile gördüğün
Öz ile ördüğündür
El ile verdiğin
Gönül ile sardığındır

Kemer dar gelse
Belim geniş demezsin
Hatayı kemerde ararsın
Hata ne halde
Ne kemerdedir
Kemeri dar alandadır
Olaylar da öyledir
Ne yarda, ne serde
Sadece yanılış sorudadır
Yahut yanılış görüştedir
Doğum ile ölümde
Gerçeği buluruz da
Olayları niye tararız?
Hatalı hatasız ararız?
Görüntüyü almakta
Güzel bulmakta
Kendimizi eğitelim
Dumanı dağıtalım
Katı gelene su katalım

Meyvesinin oluşu
Ele gelişidir MESNEVİ

Ona de ki;
Dünya günümde
Tohumu ektim
Günde meyvesini toplarım
Her dileyene sunarım
Şeb-i Aruz’da yazısına
Adımızı katsın

Yediyüz yıl önce ektiğini
Bu gün biçen desin

Günümüzü öyle versin
Anıldığımız
Günde dünyaca sevildiğimiz açıktır
Yazı konum değildir demesin
Adını vermesi gereksiz
Yazının kimden geldiği değil
Nerden geldiğidir önemli
Bir gün versin
Günlük yazı ile

Yerimizi değil yolumuzu
Cümlenin aradığı
Sevgi hakkındaki fikirlerimizi
Günde yediyüz yıl sonra
Bağdan üzüm toplar
Şarap yapıp
Mahzende cümleye yayar desin
Yediyüz yıl önce bağ idi kırdığım
Üzümünü sevdiğim
Mahzene sırladığım
Günde geldim
Mahzenin kapılarını açtım demesin
Nasıl olur şaştım
Şaşsan şaşmasan sınarız
İçer içer aşkı ile yanarız
Kuş misali daldan dala konarız
Bilen bilmeyen demez
Her seveni ararız
Aşkına döneriz
Aşkı ile yanarız
Yandık küle benzeriz
Günde varım veriyor isem
İnkar edeni dahi görüyor isem
Dediğim yazı ile verilsin

Varlığını bilenlere selamıdır desin
Gelişimi bildirsin

(?)
Adı adıma denk gelene
Gerçeğin açıklığı
Günü geçse de bilinecek
Güzel ile bölünecek


Allah’ıma emanet olunuz



(?)

Oku
Okuduktan sonra
Sohbete girersin


Göynek açar


Denetlemek için

(?)
Evet, kendini
Belli yerden alır, dağıtır
Kesiflenmiş akımı dağıtır


Dumanı dağıtır dedik ya
Genişliğe açıldıkça
Çerçeve dar gelir deme
Senden gelen
Sende düğümlenendir
Şehit de olsa
Şahit de bilse
Mecazi manayı alacaksın
Yoruma öyle gireceksin
Şehitlikten maksat
Ölmek değil
Olumu vermektir
Olumda sesini duyurmaktır

Güneyden kuzeye
Dönüşen her olayda
Doğu ve batının yeri mevcuttur
Yapıda aranılan
İsim değil güçtür
Yerini bilmeye değil
Almaya çalış
Gerçeğin okunduğu görülecek
Gönülden aldığını
Kaleme iletsin

Yerini almaya
Kendini bulmaya
Günde çalışsın
Gelen Hak’tandır
Yerini vermese de
Yoruma günde değil
Gelende girersin


Allah’ıma emanet olunuz
Her olayda düzene uyanı bulunuz

(?)
Sabreder, beklerdim

Bedeni dünyada görürsün
Bizleri sadece seversin
Denk gelen her olay
Dengesizliği siler
Korkuyu sil
Demirden dediğim odur
Geçmiş geleceğe ayna olur
Bilmeyen elbet kendini yıpratır

Sabır ile bekle
Yaprağı atlastan göreceksin
Yaprak nasıl atlas olur?
Güzeli olaylara öyle örteceksin


Yaprağın atlas olduğu görülecek
(?)
Yerimi bildireyim diyen telsiz
Yorumda olan değil
Gemiden dağılan
Haber ile yayıldı

Verilen şaka ile karıldı
Ne kaçan, ne kovalayan var
Yumuşak yol alan her kulu
Genişliği diler
Elden ele, dilden dile
Aktarmaya çalışır
Cümle kulların dileği
Barış ve sevgi olduğu için
Elbet faydası olur
Hiç olmasa her dinleyene
Ve dinlediğini nakledene
Düşünme payı verir
Elbet hiçbir olay kendiliğinden olmaz
Daha önce verdik
Bildiğiniz manada yok


Kundak der açarsınız
Olaylardan neden kaçarsınız?

Allah’a ısmarladık


Devrelerin katkısı
Yani senin almadığın
Ne var ki katılmaya çalışan yayınlardır


Ne var ki tarafımızdan
Nispeten süzülen yazılar alırsınız
Deneyen sizlersiniz
Gönderdiğinizi görürsünüz
Uçan daire denilen
Dünyadan gönderilendir

Dünyadan gönderilip yarışa giren
Yarışta kalıp unutulan

Madene güneşin verdiği ışıktır
Kendi ışığı değil
Görmeyi dilediğini görüyor

Ne var ki
Her kanal er geç Hakk’a götürür

O kadar geniş toprağa ektik ki
Ancak yediyüz yılda oluştu

Akım almamış bir ruh kalmaz dedik
Daha önce verdik

Denenmiş olmaz
Her kul gelir akım alır
Öylece kendini bulur
Günün yorumu eskinin tohumudur
Eskiyi eker, yeniyi biçersin
Eskiden maksat
Toprağa atılan tohumdur

Tavuk mu yumurtadan
Yumurta mı tavuktan çıkar?
Düşününüz
Cevabını üç gün geçende vereceğim


Allah yaratandır bilinir
Sadece oluştaki düğüm
Tavuk yumurta misalidir
Üç gün düşün
Cevabını o gün alırsın


Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

 

00aralık1977

SOHBETLER

08aralık1977