MEVLÂNA’yım ben!


Yedekten almadığımız
Geçitte sarmadığımız
Yorumdan gelmez
Sayı ile alınan
Sayfadan silinmez
Kaygu veren her olaya
Gönül koyulmaz

Şahit görendir
Yoruma giren değil
En küçük en büyüğü beslerse
Çeşitte bilinir
En büyük en küçüğü beslerse
Yeri denilir

Konuk gelene de ki;
Çoğu az ile karacağım
Olumda denge kuracağım
Gayeyi her dileyen
Dilediği alandan olayım der
Genişliğe öyle girer
Ayağına gelmezse
Konuktan soru alma
Kaydına nokta koyma

Çarpan çarpılanı bağlar
Yedekten bölüm sağlar
Bölünen eşitte dağılır
Yerini kendine çevirir
Uç noktayı yerden alırsan
Erişilmeze götürür
Her bağlantı orada katılır
Değer ölçüsü kayıttan düşürülür
Katkıda olmayan taşırılır
Cepte olanla
Kepte kalan
Kendi değer ölçündür

(?)
Seçim elbet
Sende bende değil
Katkıda olan gelir
Sevgilide bulur
Suyun verdiği
Seyrine koyulduğu yerdedir
Akışını ölçüye vursan
Rüzgar diye kainata salsan
Tufan denirdi
Doğuşa öyle girilirdi
Nasıl? denilir
Şelale her an aynı hızla aksa
Değerini yitirirdi
Yapısına tufanı getirirdi

Denge düzende kurulur
Yerinde yüksekten akıtılır
Yerinde düz ovadan geçirilir
Kainatın yapı özelliğidir
Almayı her dileyen
Şelale misali aksın diyen yanılır
Beklenen olaylar ile yolunu bulur

Kement atalım
Noktada atomları bulalım
Aradığımız nedir?
Zerrenin beslediği mi,
Her nüvenin birbirini süslediği mi?
Bir zerre öbür zerrenin şahididir
Boşluk denilen
Aygıt ile sargılanandır
Her açık dolana hazırlanandır

(?)
Açıkta milyar tane bütün
Yapıtta nokta denilen zerreler vardır
Sesin doldurduğu boş
Dolu denilen taştır
Doğadan ayrı denirse de
Atmosferde düğüm
Samanyolu’nda çözülür

Keşiften söz edene de ki;
Atmosfer içi ve dışı
Demet misali gelir
Atmosfer eldeki çiçek
Atmosfer dışı
Çiçekten burnuna gelen kokudur
Biri elde
Biri gönüldedir
Her ne kadar
Ay’a yıldıza gideriz denirse de
Atmosfer kılıfından
Asla çıkılmaz
Ayağın her bastığı yerde
Oluşum gerçek ise de
Buluşum yoktur

Ormanda alışılan
Havasında buluşulan
Gerçeğin vergisidir
Şaşırtan birbirine olan bağıdır
Her ağaç yerini bilir
Dalında eğilen yoktur
Toplum gerçeğine uyar
Dikkat ederseniz
Toplu halde ağaç
Düzgün dallar halinde yükselir
Seyrek olduğu yerde yana yayılır



Oluşum budur
Toplu halde yükselir
Seyrek halde yayılır
Tek tek bölünür ve yozlaşır
Toplulukta tozlaşır
Tozlaşma yozlaşmayı götürür

Tosun anasını bilir
Babasında kalır

Gayretin yerini bulur
Gidişte sorunun çözülür

Somut örnek derlerse
Katreyi bardakta saysınlar de
Elbet sayamazlar
Çünkü bileni bilgisinde soyamazlar
Gerçeğin eşitlikte değil
Çeşitle güzelliği görülür
Sorgumuz günde açılır


(Soru: Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıktı?)

Tavuk dedik
Yumurtayı verdik
Oluşum bedenlidir
Buluşum kökenlidir
Öyle oldukta
Oluşum bedenli verildikte
Tavuk gelendir
Yumurta yayılandır
Yumurta tavuktan gelir
Yaratılan tavuktur
Sevgiyi yaratan
Kuluna verdi ve ondan aldı
Yani sevdi sevildi

Anını bilen her kul
Gelen ana girişir
Öylece ömür birbirine ekleşir
Her ekleşme
Birbirini tamamlar
Nimet odur ki
Kendini bilesin
Kulluğun ile övünesin

Aynayı gördüğün yerde çevirme
Göreceğin geleni de gösterir
Çevirirsen karamsar olursun
Gelişte bulacağın beklediğindir
Geçti denilmesin
Yargıya düşülmesin
Daha önce dedik;
Denenmiş denetilmişe örnektir
Yapıtın bilene kaynaktır
Yarıya getirdiğin
Yarıda bitirdiğin olmasın
Ne demek? dendi
Yarıda bırakma
Örtüye yer verme
Yapıtının eksik kalan yeri yok denirse de
Sayı altı ve sayı üstü bölüme


Dumansız kalsa
Düzene uyacak
Doğruda bulacak
Geçici olan geçitte
Dengeyi kuracağın
Gelene uyacağın görülür
Yeminden uzak kaldığın övülür
Dengede özellik
Beklediğin yerin beklediğini
Manada gerçekleştirdiğini göreceksin
Gemiden gelen de
Tayfadan sorulan da
Denizden verir
Genişliğe öyle girilir
Yerini verecek
Dengeyi kuracak
Değerini bilirler
Sevdiğin kadar severler


Allah’ıma emanet olunuz


(?)
Her gemi denilenden
Sorma yorma
Aynı yoldan girme


Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

 

06aralık1977

SOHBETLER

09aralık1977