|
MEVLÂNA’yım ben!
Yol bizim han bizim
Dost bizim aşk sizin dedi
YUNUS’um söze söz kattı
Cümlenize selam olsun
Her gelen alsın
Yerini bulsun
Kaydına uysun
Yerden aldık gökten bildik
diyenle
Kainatı bir sır diye bilenle
beraberiz
Geldik, aldık, bildik, olduk
Kiminle?
Hakk’ı Hak’ta bilenle
Kendini Hak’tan görenle
Selam dedi
SOMUNCU geldi:
Yar adına gelelim
Sofraya el atalım
Yolcu bizde diyenle
Seyrine beraber düşelim dedi
Alalım gülelim
Somun sende diyelim dediler
Somunumu aldılar
Soyunduk yayan ile
Giyindik soran ile
Korku çeken yanılır
Ateş ekmek misali pişirir
Ayağım yerde
Gönlüm sende dediler
Adımı ABDAL’a saydılar
Kahır bende olmadı
Kaygu bedene dolmadı
Yoğun yayan yürüdüm
Ağaca kuşak bağladım
Ne derlerse desinler
ABDAL’ı seyirde görsünler
Serden aldım
Yağmur dedim
Rahmeti çamurda buldum
Ekesiye biçesiye
Her damlası akasıya dedi
KAYGUSUZ selamladı
Ayak küçük götürmez
Dağlar yüce aşırmaz dediler
MERYEM’i güçsüz bildiler
Ayak küçük
Gayret büyük
Dağları aşıverdim
Dilenen yola ulaşıverdim
dedi
MERYEM sözü aldı:
Gelen gidene kapı açar
Açılan kapıdan seçilen geçer
Uğrağı değil
Durağı aradık
Yuvayı öylece kurduk
Şahit aramadık
Şahinden sormadık
Gönülden naklettik
Rüzgardan selam bekledik
Her gelen selamı
Birbirine ekledik
Doğan güneşte
Yakan ateşte
Hep O’nu gördük
O’ndan geleni bildik
Aynayı yolsuza verdik
Yolunu bulsun diye
O da bulduğu yerde devretsin
diye
Elden ele dolaştı
Sevgi birbirine ulaştı
Günde cümlemiz
Sizlerle buluştu
Selam diyelim
Her selamda
Yüce’nin sesini bulalım
Yüce’nin sesi selamda mıdır?
diyene sözüm;
Yüce’nin sesi her anda her yandadır
Ancak kul;
Selam ile buluşur
Selam ile halleşir
Selam sözün kapısıdır
Sohbetin yapısıdır
Cümleyi bildik
Her günü saydık
Allah’ım yarattı dedik
Öze öz ile baktık
Mevlâna’yım!..
Gedikten geçendeniz
Her hali aşandanız
Çağrıya koşandanız
Kaçan yerini bilse
Yerim yoldadır dese
Kaçmaktan vazgeçerdi
Yalandan düz geçerdi
Her taşı tez geçerdi
Yerimiz yolumuz bellidir
Kaçanı kovalamak değil
Davet gereklidir
Yerimizden maksat
Dünya hali değil
Olduğumuz hale gelmektir
Sanılmasın sözümüz ölmektir
Yoğun halde
Çoğun dilde
Her yapıda beklenendir
|
Yağ ile balda sevende
Her halde dengini bulduk
Sevdik sevindik dedi
YUNUS’um söze girdi:
Geldik yol diye
Verdik hal diye
Serdik toplayalım
Saydık katlayalım
Şafak günün doğuşu
Seyrinde gördük oluşu
Oluşta bütün bulduk
Yemeniyi öylece giydik
Doyanın getirdiği
Arayanın bitirdiğidir
Doyan neyi getirir? dendi
Elbet sevgiyi
Arayan neyi bitirdi?
Sevginin bittiği yerde aşk
başlar
Olsa da taşlar
Yerimiz bellidir
Gönülden hallidir der
Arayan kendini değil
Gönlünü güder
Sürü bende kaldı mı?
Yorum hale uydu mu?
Kulu Yari bildi mi?
Ne sen varsın ne de ben
Derdin elbet olmaz
Çünkü sende ten kalmaz
MERKEZ'im söze geldi
Her olayda yorum verdi
Söze öylece girdi:
Yol yürüyenin ise
Hal sürüyenindir
Yaprak ağacın süsü
Rüzgar aşkın sesidir
Yolumuzu açarak
Yuvaya geldik
Dört yaprağın ikisini
Soframıza getirdik
Selam
Gelenden, selamın iletenden
Allah’ım razı olsun
Kadife gibi yumuşak
Su gibi akıcı
Aşk gibi yakıcı gelsin
Sesini alana versin dedi
EYYÜP’üm geldi:
Her gam yaprağı dökülür
Elbet yerine tazesi gelir
Her yazılı sahife geçilir
Önüne yeni sahife açılır dedi
Selamladı yürüdü
Hoş görenin gerçeğe açtığı
kapı
Hor görenden kapanmaz
Öyle oldukta ayağına gelen
Seninle olayım diyene
Asla kapı örtülmez
Mevlâna’yım!..
Kumun elendiğine
Kulun hallendiğine
Gerçeğin verdiğinde
Güzelin ördüğünde
Açık bağ vardır
Önünde çıkılacak dağ vardır
Ya Allah diyelim
Yola gönül koyalım
Sergi bizi
Yargı sözü bağlamaz
Kul kulu hali buldukta eğlemez
Vakit geldi denildikte
Gelmeyeni beklemez
Ya Allah dedik
Yola niyet kurduk
Yolumuz zorlu demeyelim
Güzelliğe nokta koymayalım
Allah’ıma emanet olunuz
Sözde yoruma giriniz
Daha önce verdik
Ayağımız yola götürür dedik
TOKTAY dizi büktükte
Halimize baktıkta
Açık yolu verecek
Her halde yardımcı olacak
Yerden verdiği
Yüce’den aldığı
Değerini günde gösterdiği
Açık gelecek
Ak deve yerini
Çölde bildirecek
Allah’ıma emanet olunuz
Yerde düzde
Yerde dizde bileceğiz
Yorumda değil
Sözü sözde vereceğiz
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah |