|
MEVLÂNA’yım ben!
Göz ile görmeyen
Gönülden almayan
Güzeli sevmeyen
Yolumuzda değildir
Sohbetimizde olan
Olayları güzelde gören
Gerçeğe açılan kapıdadır
Yol elbet Hak yoludur
Kul Hakk’ın kuludur
Yeniye yol açtığımız
Düzene çiçek sunduğumuzdur
Ayağından başına
Gözünden kaşına
Her kuluna verir
Seven ile sevileni
Yeren ile övüneni ayırır
Konuk değiliz, Yuvadayız
Denilmesin yerde değil havadayız
Kucak açan her kuldayız
Gerçek bilinenin yorumudur
Bilinmeyen sorun olmaz
Kayıtta olan yerini çevirmez
Dert dert ile bölünmez
Sevgi verelim
Sevgi alalım
Derdi Hak ile halleşelim
Her kulun kendine dert dediğine
Görüntü dert olsa da
Uyuma kapı açar
Koğuş çokluğa denir
Birlik var ise
Huzur ordadır
Daha önce dedik
Huzur ne alınır ne satılır
Gönülden edinilir
Var olana sevinirsin
Yok olana yerinirsen
Düzenden şikayetçi olursun
Var olan nedir? Neden? denmedi
Yok olan soruldu
Var olan bilinendir
Yok olan beklenendir de ondan sordun
Daha önce verdik
Var olan yok olmaz
Yok olan bilinmez
Sadece fikirde şekillenir
Sözümüz cümleyedir
Şekilden yorum
Kulunun özelliğidir
Ay diyene yıldızı gösterenden olma
Güneşe bakana yorumu çölde verme
Güzellik odur ki;
Yorumda çiçek açılsın
Deme yapraklar dökülsün
Geçici olana gönül koymayalım
Gönülden aldık
Gönülden verdik
(?)
Alan bilir
Kuşun kanadında
Yavru gezinirse
Düşer demeyelim
Yedek düzende
Kendimizi görmeyelim
Almaya vermeye
Aracı koymayalım
Sergide hata bulmayalım
Günün geçici olduğu bilinir
Senin yolun da görülür YM
Demir asa,
Demir çarık diyene de ki;
Kum düzde
Yuva gözde
Söz bizde
Koyun ile kuzuda
Güzel gelen yazıda
YUNUS misali olalım
Kemik itte
Yol atta diyelim
Soyunmayı bilene
Arınmakta selamet görene
Yardımcı olalım dedi
YUNUS’um yola kattı
Dar çerçeve yoğurur
Yumuşak kulunu kayırır
Selam sana diyene
Selamını gönderir
Sabah akşam yaprağı yesin
Şükür Allah’ım desin
Çağı geldi geçirir
Bol su aldı taşırır
Hak yoluna düşürür
Mevlâna’yım!..
Yoğun çalışalım dedik
Yuvada görevli olduğumuz
Yuvada… eyvallah
Gayret ne hoş
Ne var ki denir “boş”
Boşa gün doğmaz
Vazife alan gecikmez
Her vazife alan yönelmeli
Gelenin andını almalı
Vazife alanları
Duada olanları
(Soru: Neden her soruya yanıt vermiyorsunuz da bekle gör diyorsunuz?)
Allah’ım izin vermez
Gönül diler ki denilmesin
Dilenen anında yapılsın
Söz ile denilen
Yosun misali sakin
Samur misali
Yoğun çalışan olsun
Önce sohbetler
Tekrar tekrar okunsun
Her kul kendine değil
Etrafına bakınsın
|
Kendinde gördüğü
Çevrede nokta misalidir
Her kulun dert masalıdır
Masalı geçelim
Olanı olduğu yerde bulalım
Muhabbet ile saralım
Yorumda yerini bilelim
Can diye saralım
Canan diye soralım
Kuyuda gördü isek, el verelim
Yoğun çalışma böylece başlasın
Allah’ıma emanet olunuz
Görevde yerinizi doldurunuz
Yorumda aldığı
Daha önce verildiği gibi
Çok önce verildi,
Rüya değil
Vazife güne hazırlandı
Değirmende buğdayı getiren, unu götüren
Yeniye uyalım
Buğday nedir? Nerde olur? diyelim
Un aldık nereye veririz diye düşünelim
Vergimiz sadece bir yurt, bir ocak, bir bucak değil
Cümleye kucaktır
Değirmen cümleye çalışır
Her dileyen alışır
Sohbetin değirmenidir
Buğday gelmedikçe değirmen çalışmaz
Değirmen çalışmazsa un alınmaz
Buğday sohbetlerimiz olsun
Katı gelen yumuşak karılsın
Desek ne buğday katıdır ne ne un sathi
Gerçeği alalım
Gerçeğin aynasını dileyen kuluna tutalım
Kulunu buğday desek
Un misali öğütsek
Gerçeğin görgüsüne uymaz
Buğdayda yolun sermez
Yuvanın gelişini
Yuvanın verişini
Koyun misali saysak
Koyunun kürkünü soysak
Bildiğinin etidir
Verdiğimin otudur
Her alan vereni bilir
Değirmen buğday misali sevgisini getirir
Genişlik verenden, elele olandan
Allah’ım razı olsun
Allah’a ısmarladık
(?)
Düzeni kurmadınız ki
Düzen oluşturun
Gelenden buluşturun
Hatalı mıyız demeyin
Dedik ya;
Buğday olmadan
Değirmen olmaz
Topluluk kurulur
Sohbetler karılır
Sohbetin olduğu yer yuvadır
Genişlikte yorum geçerli midir? denirse
Yapıya uygun gelen kapıda durulur
Aynayı aldı isek
Sohbeti açalım
Yuvanın yerini
Aramızda seçelim
Geçici olmaz
Düzene uymalı
Gideni geleni duymalı
Kapı her dileyene açılmalı
Şikayetten uzak kalmalı
Açayım diyen
Yapıya uymalı
Hep vazifeli toplanır
Seçim öyle derlenir
Günde yuva olduğumuz yerdir
Yapıya kapı gerek
Her kula açık olsun
Desti dileyen
Yuvaya gelsin
Elini uzatsın suyunu alsın
Esen yelden soralım
Güzel günden bilelim
Her olaya güzel diyelim
Ne var ki
Gönülde olandan
Yorumu dumana vermeden
Söz dileyelim
Seçim vazifeliler arasında olsun
Her vazifeli karara katılsın
Ay gözümde
Aşk özümde güzeldir
Dert oyalar
Yerini suda bileler dedi
RABİA geldi:
Küçük büyük demeden
Aşk oduna yanmadan
Suyu içip kanmadan
Yarına bakamazsın
Yere diz çökemezsin
Yaprak yaprak açılsın
Köprü geniş geçilsin
Güzel çirkin aşılsın
Yemeni giyenle
Yadına alan
Güneşte ayran içsin
(?)
Yanana sunulan
Sevenden olalım
Sevdik sevilelim
Olduk bilinelim
Sohbetle bulunalım
Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah
|