|
MEVLÂNA’yım ben!
Yerden aldığımızı
Yoldan sorduğumuzu dersiniz
Sohbete öyle girersiniz
Aldığınız verdiğiniz birdendir
Güzel diye gördüğünüz gönüldendir
Cümlenize selam olsun
Her nefes yerini bulsun
Denenmişi geçelim
Sınanmışta ölçü aramayalım
Sevdik dediğimizde
Sevgimize yanıt vermeyelim
Olumsuzluk gerçeği silmez
Kul yazılandan ayrı kalmaz
Bildiğin senden
Bilmediğin benden gelmez
Yeni fidan eğilir
Yenik düşen döğülür dedi
YUNUS'um sözü aldı:
Yeniyi fidandan aldın dediniz
Sözüme nokta koydunuz
Yenik düşen dostu
Sardınız desem
Yerini bilenden mi dersiniz? dedi
YUNUS'um sorulanı açtı:
Yenik düşen döğülür demekten maksat;
Ayranın oluşudur
Yoğurttan gelişidir
Koşuya girdi isem
Elbet varmayı düşünürüm
Yoğun gayret
Yerinde değerini bulur
Olasıya hizmet
Veresiye himmet alır
Katkıya giriştik
Hep birlik oluştuk
Gidişte buluştuk
Cümle ile selamlaştık, dedi
YUNUS'um yürüdü
Arpayı ekelim mi?
Buğdayı çekelim mi?
Darıyı yoluna dökelim mi? dedi
PİR SULTAN ABDAL söze girdi:
|
Yerden gökten aldığımız
Seve seve sunduğumuz
Bir var bir yok diye
Dünyaya güldüğümüz bilinir
Bilindiği kadar fikirler arınır dedi
PİR SULTAN ABDAL yürüdü
Dost haline büründük
Dost elinde süründük
Aşkı ile sarındık
Gah bölündük
Gah bilindik
İnce elekten elendik
İnce tarakla tarandık, dedi
VEYSEL sözü aldı:
(VEYSEL KARANİ mi?)
AŞIK VEYSEL
Geldik görmedik
Sevdik doymadık
Dünyayı bildiğizce soymadık dedi
VEYSEL yürüdü
Deste deste alınır
Beste beste bilinir
VEYSEL öyle sevilir
Dünya yönünü çevirmez
Kul ne bilse
Dünyayı yerinden almaz
Almaya gücü yetmez
Yanmasa ocak, tütmez
Elde olmayanı
Satıcı vermez
Dünyada ne alsa
Kulun yüzü gülmez
Demde oluşu bilelim
Bildiğimize hoşnut olup gülelim
Sevdik seveceğiz
Sevgimizi kainata yayacağız diyelim
Yolumuzu öylece bilelim
Allah'ıma emanet olunuz
Aldığınız nasiptir biliniz
Allah’a ısmarladık
Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah
|