Soru:Yeni'den muradın ne olduğu hakkında çok açık bir açıklama yapar mısınız?


MEVLÂNA’yım ben!

Her güzel
Bilindiği gibi görülür
Öylece sevilir
Gel dedik bilene
Gül dedik sevene
Soydan alana sorma
Doğru diyene gülme
Bildiğin halden kalma
Çok dedik az gördük
Her bağda üzümü serdik
Aldığım yerde diyene
Gördüğün yerde dedik
Cümlenize selam olsun
Yeniden herkes kendini bulsun

Olumsuz düzende
Yazanın yargısına söz edilmez
Kulunun sorgusuna
Namütenahi yorum verilmez
Var olan sahiptir
Dilediğince verir
Kul verildiği kadar sahiptir
Dilenen her soru
Yerinde midir? derseniz
Hakk’ın terazisindedir
Ölçüsü asla şaşmaz
Kul kulu bir adım geçmez
Yeniyi almadık derseniz
Daha önce verdik
Dön dön oku dedik

Eli ele verdin mi?
Gönlü katıksız
Gönüle bağladın mı?
Olmayanı olan ile eğledin mi?
Dünyayı aşmadan
Kainatı dolandın mı?
Adımına sahip olamayan
Andını kim adına verir?
Sözünü hangi yolda çevirir?
Kendim dediğin gün
Kainatı gönlüne doldurdun mu?
Doldurdu isen
Kendini bilmiş olursun
Dünyayı sevmeden
Kainatı nasıl bulursun?
Dünya benim diyene sözüm
Elbet dünya sensin
Ne var ki
Dünya sende ise
Yerini varlığın ile
Halini bildiğin ile göster
Ders mi verilir? dendi
Dünyadan şikayet edilir
Bilgiden nasip sorulur

Nemde rahmet
Var mıdır?
Yok mudur?
Sorguya verdik
Rahmet her halde vardır
Nemde de, kurakda da
Daha önce verdiğimiz
Alışa uyunuz dediğimiz budur

Bilgimiz yeterli midir? diye düşünelim
Yerimiz öylece açılır
Çünkü bilginin hududu yoktur
Açılan kapı çoktur
Ne var ki her kula
Her kapı nasip değildir
Öyle oldukta
Bilgi ölçüsüne girilemez
Dilenen her konuda
Nasip alınamaz
Herkes için mi? denildi
Sana açılan
Öbürüne açılmaz
Öbürüne açılan
Sana bildirilmez
Öylece her kulun nasibi
Kendi harcına
Kendi nasibine göre verilir
Her saat aynı vakti bildirse de
Değeri aynı değildir

Duman göze girerse
Yerden göğe giderse demeyelim
Gelen gider
Yol elbet biter
Ne var ki
Yolun bittiği yerde
Öbür yol başlar
Madem ki gidilecek yer hep birdir
Yerimizi alandan diye ürkmeyelim

Dost bildik
Dost diye geldik
Her kulunu
Dost diye sevdik dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Yeniyi vere vere
Her hali göre göre
Ne düzene uyuldu
Ne söylenen duyuldu



Deve yükü götürür
Güneş çölü kavurur
Yeni midir, eski mi? soruya verdik
Devenin götürdüğü yük değişiktir
Güneş çölü aynen yakar
Sadece kul gölgeden bakar
Yenilenen odur
Değişen yük ve bakış
Düzen asla değişmez
Su toprağa karışmaz
Çamur denildi
Güneş yaktıkta
Çamur kurumaz mı?
Su çamurdan ayrılmaz mı?
Bilgimizi bilenle çatıştırmayalım
Her suyu birbirine karıştırmayalım


(Sudan murat verilen bilgiler mi?) Eyvallah

Kimi su tuzludur
Kimisi tatlı
Kimi maden ile karışır
Demek ki bilginin
Bilgiden ayrısı vardır
Sanılmasın kulun
Kuldan gayrısı vardır
Bölünmeyen bilgi
Destiyi kırar
Sevgi bulan dostu
Sofrayı kurar

Oyunda bilen kazanır
Derseniz yanılırsınız
Biten kazanır
Yolumuz açıktır katkısız
Gönlümüz açıktır korkusuz
Yar dedik dost aradık
Dost dosta sorduk diyene de ki;
Dost arama
Her gördüğünü dost bil ki
Halde uyasın
Öylece yeniyi buldum diyesin
Dost yaratılandır
Dostluk sevilen

Sevene dost oldum
Sevmeyene post serdim dedi
HACI BEKTAŞ söze girdi:

Sevsen beni demedim
Her gelene sormadım
Dalda yaprağı
Gölde balığı sevdim
Her hali güzel gördüm
Kainatı dost bildim
Öylece post serdim dedi, selamladı
Üç öğüt dedi;
Kendini bildiğini kendine sor
Kainatın güzelliğini önce kendinde gör
Her var olanda birliği bul dedi, yürüdü

Derdim diyen her kulda
Yordun diyen her yolda
Açık kapı arama
Kulu kul ile tarama
Senden gelen onu arıtır
Ondan gelen sana aratır
Öylece güzellik görülür
Dostluk örülür

Bağdan üzümü
Dün de bugün de topladın
Gerçeği dün başka
Bugün başka katladın
Kuşağı bele kilo aldın isen ekledin
Denizin derinliğine
Gelişen diye baktın

Yol birdir, bir kalacaktır
Her kul sonunda
Aynı yola varacaktır
O zaman yenide
Bulduğunu görecektir

Oltanın çektiği balık
Sadece denizde olandır
Ne kadar uzağa atarsan at
Nasibine gelendir
Allah’ıma emanet olunuz
YUNUS’umun selamını alınız


(O zaman değişen yorum mu, bakış açısı mı?)

Bakış hal ile girişe
Hal ile verişe yardımcıdır
Gördüğün herkesin gördüğüdür
Uyduğun kendine mal ettiğindir
O zaman kendini yenilemiş olursun
Daha açık kapılara
Giriş izni alırsın
Almak yeterli midir? Asla
Aldığını vermek
Mana ile, madde ile, hal ile
Dil söyler, hal eyler


Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

03kasım1978

SOHBETLER

26kasım1978