MEVLÂNA’yım ben!

Yaman oldu diyelim
Tatlı aşı tatlı günde yiyelim

Er geç olur sözümüz
Çünkü gerçektir yazımız
Olanı olacağı görür gözümüz

Almayı dilemek vermekten zordur
Aldığını verebilirsen kârdır

Elledim, belledim
Aküzümü topladım
Yaprağını katladım
Çok geldi sevindim
Tez bitti övündüm

Yosun varsa basma
Dal eğilse kesme
Gerçek gelmeyene susma
Ne var ki
Akan su misali taşma
Yerden göğe oluşacak düzene şaşma
Yolunda gözün olsun
Taş gelse de düşme

Arpa boyu veriyor
Güzel huyu görüyor
Seven, sevilen
Bir'de birbirini sarıyor
Arpa buğday tanedir
Oluşan iki hanedir
Dünü günü geçtikçe
Gelen günden yanadır
Dileğimiz O'nadır

Soru sorma bilmelisin
Sen bakmadan görmelisin
Kalp sesini duymalısın
Sevdim seni demelisin

Açık tuttum yaramı
Dedim; Gecem kara mı?
Senin için sende duranı
Gönül dedi; Bul saranı

Aşkım şarap
Muhabbetim meze oldu
Beni senden aldı
Seni bende buldu
Sarhoşluğa 'Kördüğüm' dendi
Karar geldi Yüce'den
Kurtul dedi geceden
Geceler gölgeleri besler
Güneş görüntüyü süsler



Olursan hal ehli
Demezsen ona buna 'Bekri'
Dilinden düşürmezsen zikri
İşin kolaydır
Düşün zengin
Olursun sevginde engin

Bülbül dala konuk geldi
Aşkı gönülde yanık kaldı
Gül dalı hal ehline verilir, uyunuz
Asma dalı dil ehline verilir, yayınız
Hal; Alan
Dil; Yayan
El; Yazan
Gönül; Çözen

Gölgeleri silelim
Hak yolunu bilelim diye
Geldik bu yola
Diyelim; Uyduk hale
Günün gecen aydın olsun
Gönlün Hakk adıyla dolsun

Desteyi bağladık
Gelecek desteği bekledik
Kuru ağacı kökledik
Gelen kışa sakladık
Gün olur ele verir
Gün olur ele gelir
Bülbül hepsini bilir
Güzeli gönlü bulur
Sesinde aşkı oldurur

Gün gelir döne döne
Son bulur yana yana
İnandıysak biz sona
Elbet varacağız O'na

Biz bülbülde Gül'deyiz
Biz kul denen haldeyiz

Akan sular dört bir yanda durduysa
Bilen eller köprüleri kurduysa
Güzeli hep beraber görürüz
O'na giden yolda yürürüz

Tevhid ile aldım nefesi
Dünyanın geçtiği yerde bıraktım hevesi
Doğrudan doğruya getirelim kafesi

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah