MEVLÂNA’yım ben!

Meyhaneyi bildi isek
Dost yolunu gördü isek
Dağlara selam veririz
Cümlenizi Hak yolunda diye severiz

Değirmene su gerek
Değirmenci yoldadır
Çuvallar dolu buğday
Taşımaya kol gerek dedi
YUNUS’um doymayı dileyene
Doğduğunu müjdeledi
(Soru: Neyin doğduğunu?) Gerçeğin
Meyveyi toplamak için
Fidanı dikmek gereklidir
Yolundayım Allah’ım diyen yüreklidir dedi
YUNUS’um selamladı

Üç bohça ele aldım
Dördüncüyü bele sardım
Gölgesiz güne gelene sordum
Aşından, işinden, başından hoşnut musun?
OLUHA dedi ki;
Yerden göğe kadar
Almadan desteyi
Bulamam desteği
Dayanmayı bildiğim kadar uyarım
OLUHA ile İBRAHİM söyleştiler
Cümle ile sevgilerini paylaştılar

Eğerlenmiş at oldu
Yaprak yaprak kat oldu
Dost düşman sözünü sildi
Her yaratılanı sevgili bildi
Seher sefer birbirini bağladı
Muhabbet ile sevgide bilenleri ağladı



OLUHA, İBRAHİM, GANİ:
Merdane gelene gülen gözler bizdedir
Kaygu duman bilmeyende sözdedir dediler
Çarşı pazar gaflet ile dolana
Rab adına kainata nazar
Gönlündeki nuradır
Denilmesin ki; Kimi ak kimi karadır
Dost adına atılan her adım yaredir dediler
Dost gönlüne gönüllerde olan sevgilerini kattılar

Elden ele olacağız
Kement atılan olayda
Her an yanında kalacağız
İnandığın gerçekten ayrı kalma
Alayım dediğin her işte
Atını ağaca bağlasın
Çayıra salmasın
Yemeniyi giyeceğiz
Yol  başına geleceğiz
Duman vereni sileceğiz.

ALLAH’ıma emanet olunuz.

Binbir tevhid oku üç ay
Her gün;
Bir tespih Tevhid
Bir tesbih Allah
Bir tesbih Tövbe
Allah’ımdan dost kapısı dile


ALLAH’a ısmarladık.
 
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah