MEVLÂNA’yım ben!

Hazır bulduk sofrayı
Güzel dedik sahrayı
Kum olsa da getirir
Gönülde kayguyu bitirir
Daldığımız deryadan
Dilenen yola götürür
Gelsem yolun açığına
Dost kapısı görülür
YUNUS ile aramızda sevgi bağı örülür
Gölgeyi gördüm geldim
Her dalda yaprakları saydım güldüm dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Nerde naz?
Nerde niyaz?
Nerde dolduğumuz haz?
Ayrı gün ayrı yönde değil
Güzel her gönülde yakılandır
Kapısını açıp bakılandır dedi
YUNUS’um selamladı

Ayrı nehir, ayrı su
Ayrı ova, ayrı hava diyene de ki;
Vardığı derya birdir
Aldığı rahmet gürdür
Aydan yıldızdan bilse
Güneşten buluttan sorsa
Doğduğunu, uyduğunu
Sevdiğini, doyduğunu söyleyecek dedi
PİR SULTAN ABDAL söze geldi:

Her ağacın yaprağı ayrı ayrıdır
Ne var ki hizmeti aynı
Gümüş alsan eline
Seyre gelsen gülüne
Doğruya katılırsın
Dost yoluna atılırsın dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü
BEHLÜL’e verdi:

Şilte yaydım odaya
Konuyu verdim kadıya
Anlat dedi kaygunu
Şikayetin kimdendir?
Doğru dediğimi sandım
Karşımdaki deyince
Ona ben de inandım
Olmaz dedim
Kul aklı doğruya ermez
Haklı haksız dünyada yerini bulmaz
Öyle ise gerçeği sadece Rabbim bilir
Her kulu kendini haklı sanır dedi
BEHLÜL’üm doğrudan ayırmayan Allah’ıma
Cümleniz için niyaz etti, selamladı
Sözü RABİA’ya verdi:

Yola durdum sorum yok
Ne verdiyse yorum yok
Somun alsam taze bayat
Sevgim sonsuz
Maddeden hiç kârım yok
Ne aldıysam sevgisine
Ne gördüysem övgüsüne
Yarattığı her güzelin saygısına aday oldum
Günün yorumunu öyle buldum dedi
RABİA selamladı,
Sözü HAMZA DOST’a bağladı:

Her duvar örülür emek vereni varsa
Her çiçek sevilir eğer bakanı varsa
Yamayı ele aldık
Açık olanı ördük
Dayanan her güzeli öylece gördük
Nerden gelse
Kimi bulsa
Rabb’imin iznindendir
Doğduğumuz gün gibi
Gönüllere dolduğu kadar
Varlığından alırız
Aldığımız gibi kendi özümüzü buluruz dedi
HAMZA DOST selamladı

VELED’im kuşak olmuş
Kuşağı bele sarmış
Dost olmayı dileyen her kuluna sormuş
Seni beni gözleyen kim?
Rab adını özleyen kim?
Günü güne uymazsa
Durdum diye tozlayan kim?
Benden sona doğru bilim
Senden kulu için kesin hüküm
Dilediğince yarattın Rabbim
Sevgiliye gerçeği yaşattın
Cümlemiz sevgiliden olalım
O güne sevgimiz ile varalım dedi
VELED’im selamladı

Ağızda hep adın
Gönülde gerçek tadın
Aradığım her kapıda seni buldum
Döne döne gelen sevginde
Gerçeğe uyandım dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:



Dört kapının duvarına dört isim yazsan
Rabbimin izni ile güzele dönsen
Okuduğun kendi yazındır
Yaşadığın kendi dizindir
Gelişte verdiğin sözündür
Gönlün sevgi dolu ise
Bilirsin ki kozundur
Dört duvarın dördünde de
Rab adı vardır
Meydan uyanlar için geçit
Uymayana dardır dedi
HACI BAYRAM selamladı

Gözde nurunu gördüm
Aklım ile ömrüme serdim
Menekşeye yerden aldığını
Sarmaşığa ağaçtan bulduğunu sordum dedi
MERYEM söze geldi:

Demde yer güzel
Zanda ağaç güzel
Her yaratılmışın güzeli
Aldığı bilgiye göre güzel dedi
MERYEM selamladı

Pirinç ektim tarlama
Yardımcı gelir
Her gelen nasibini alır
Ağlasa gülse kulu
Gün gelir doğruyu bulur
Yerden gökten alışalım
Hak adına çalışalım dedi
YESEVİ her adımda bastığı toprağa
Gerçek bilgisini sordu:

Toprak aldığınca verir
Verdiğince gürlenir
Sanılmasın basan ezen ile zorlanır
Dağlardan yarlardan ne gelse toplanır
Gün gelir altı üstü katlanır
Yar adına dost olur, dostu bilir
Ört dediğini örter
Dürt dediğini tartar
Suyun en güzelini sunar
Soydan geleni bilir
Gerçeğe soyar dedi
YESEVİ selamladı

Yaprak doldu ağaca
Yolunu verdi gölgeden güneşe
KAYGUSUZ ayağından gelen ateşe baktı
Kum ile olan dostluğuna suyunu döktü
Öylece hem kum ona dost oldu
Hem o kuma dost kaldı
Saydım sevdim her taneyi
Gezdim övdüm her haneyi dedi
KAYGUSUZ selamladı.

Kuralım Yuva’mızı
Duyuralım davamızı
Temiz alalım havamızı
Sevgi her adıma rehberdir
Yazılan ne denirse densin mukadderdir
Eşikte beşikte
Emeğimiz olsun kuşakta
Soframız kurulmuştur
Cümlenizin nasibi kaşıkta dedi
ALİ söze geldi:

Ayağında yemeni yoksa dert değil
Bilmem diyen mert değil
Dağlar taşlar şahit ise
Ele alan kurt değil
Doğru eğri gelişene masaldır
Yürüyecek vergimiz güne kadar gelen misaldir
Ağlayan Hak kapısında güler
Dost bağına gelen gülleri derer
Hak emrine geleni
Sanmayın Rabbim yorar
Aşkı ile olalım hemhal
Dostluğuna girelim behemehal dedi
ALİ sözü FATIMA’ya verdi:

Latif adımıza uyalım
Sevgiye cümle ile doyalım
Zengin isek kendimizi fakir yerine koyalım
Diyelim ki;
Tok ile tok olmayı bildiğimiz kadar
Açı da doyurmaya yönelelim
Biz elele verirsek
Biz sevgiyi Rabbimizden bilirsek
Olumsuzluk asla yolumuzda olamaz
Sorunumuz bilgimizde kalamaz dedi
FATIMA cümlenize selamet diledi
Hak olan, hayır olan her yerde olduğunu söyledi, selamladı


ALLAH’ıma emanet olunuz.
ALLAH’a ısmarladık.

Gelen güne kadar her biriniz
Binbir tevhid okuyup öyle geliniz

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah