MEVLÂNA’yım ben!

Kendi kendimize
Gerçeğin aynasını tuttuk
Rabbimin emri ile
Kevser Şarabı’nı tattık
Gönülden gönüle
Sular gibi aktık
Cümlenize selam olsun
YUNUS ile sözü alan
YUNUS ile geleni bilsin
Her günün yorumunu öylece alsın

Çevreye bakındık
Gülleri yakamıza taktık dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Güneşe baktım
Yumuşak yolda gönlümü
Aşkı ile yaktım
Gümüş sahanı yerde gördüm
Almaktan sanılmasın kaçtım
Yerden gelen benimdir
Rahmet verse senindir dedi
YUNUS’um selamladı

Kement attım atı tuttum
Ayak izi yerde kaldı
Dostluğu bende buldu dedi
HAMZA DOST söze geldi:

Saya saya her fidanı
Seveceğiz sürüyü güdeni
Ağızdan gelen gönülden olsun
Her kulu aldığı söz ile sevgisini bilsin dedi
HAMZA DOST selamladı

Payıma düşen nedir?
Rab ile gerçeğe şaşan kimdir? dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:

Bayrağım elde ise
Kuşağım belde ise
Verdiği güç kolda ise
Selden zordan sakınmam
Vergimi hiç sakınmam
Kimine güzel verir
Kimine acı verir
Sonunda, kim olursa olsun
Dostluğu bulur dedi
BEHLÜL’üm selamladı

Her çağda dilenen bilge
Elinden dilinden verdiği ile
Gönlünden sardığı ile bilinir
MUHİDDİN-İ ARABİ andığı ile görülür dedi
Sözü aldı:

Kamerde ilmin gözünü
Yıldızlarda sözünü okuyan
Güneş ile bilgisini dokuyana
Selam veririz de
Her seherde esen yelden
Sevgisini alırız
Kayalar aldığı sesi verir
Bulutların ötesine verdiğini iletir
Alış veriş odur ki;
O’ndan aldığını
O’nun ile veresin
Yarım bırakmadığın her hizmetin
Himmetini göresin dedi
MUHİDDİN selamladı

Yaprağın getirdiği
Şüphenin bitirdiği
Dört duvarın birbirine tutturduğu kapıdan
Cümlemiz geldik geçtik dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:

(Uykusuzluk için.)
Yoğurt ile doyarsam
Balı içine koyarsam
Dayandığım gerçek olur
Uyandığım şifa bulur dedi
KAYGUSUZ selamladı

Uymayı dilersem
Dost bağını düşünüp
Yoğurt ile balı yerim dedi
SARI ANA sözü aldı:

Sarı sarı çiçekler
Büyük küçük böcekler
Her biri sevgi ile birbirini kucaklar
Getirin odunu yansın ocaklar
Dostluk kurulsun
Atılsın bıçaklar



Ana olduk bilindik
Sevgi dedik bölündük
Kainatta bilgimiz ile salındık
Gel el ele olalım
Birlik kapısını bulalım
Dostluk çağrısına
Hep beraber ses verelim dedi
SARI ANA sözü MERYEM’e verdi:

Merhem olsun yaraya
Suyu döksün karaya
Dar geleni açtı ise
Dost yoluna geçti ise
Allah  Allah diyelim
Çevresinde güzeli koruyalım dedi
MERYEM selamladı

Mayayı yerinde verenin
Somunu sepetinde bulacağı aşikardır
Her bir katrede
Bildiğin kadar bilmediğin mevcuttur
Konuk yoktur aramızda
Sevgi dolu gönlümüzde dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:

Karar verdim, düz olacak
Yolu bildim toz bulacak diyene de ki;
Ne düze ne toza kararı kulu vermez
Niyeti kurdu ise
Taş yığılsa görmez
Açacağız yolları dedi isek
Rabbimin emrindendir dedi
HACI BAYRAM selamladı

HACI BEKTAŞ gölden sordu
Balıkların çok mudur?
Dayanmayı bildi isek
Emeğimiz güç müdür?
Balıklar söze gelse diyecekler ki
Dost olun
Emeğini katan ile
Rab için postu bulun

Dayanmayı diledik
Yolda kumu eledik
Her meyveyi topladık
Birbiri ile katladık
Konuk yoktur aramızda dedi
HACI BEKTAŞ selamladı

Huyumuz suyumuz
Birden biredir
Sevgimiz saygımız
Kuldan kuladır
Vergimiz yargımız
Elden eledir dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:

Konuk, gelip geçen
(Soru: Bu toplantıda bulunan herkesin kalıcı olduğu anlamında mıdır?)
(GARİB Kalıcılıktan maksat; herkesin aynı ruh hali içinde olmasıdır diye açıklar)

Müymin olan, senin ile beni bir bilendir
Dost kapısında kini silendir
Aldığını vermeyi huy edinip
Her dileyene bölendir dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı.

Yoğun gelmese aldığın bilgi
Çoğun bilmese gerçekte görgü
Ne ilim ne bilim
Geldiği yeri bulamazdı
Rabbimin emrine uyamazdı

O dedi biz söyledik
O verdi biz peyledik
Her anımızda gerçek ile oluştuk
Sevgi dolu gönüllerle buluştuk

Mevlana'yım !..

Hazır sofra buluşalım
Hizmetine talip olup çalışalım
Himmetini hep beraber paylaşalım

ALLAH’ıma emanet olunuz

MERKEZ’im ile gelen
Sevgisi ile bulana
Derdine derman dileyip
Varlığını sorana selam olsun


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah