MEVLÂNA’yım ben!

Korkuyu sildiğimiz
Kayguyu böldüğümüz günden
Sevgiliye dolduğumuz güne geldik
Dayanmayı bildiğimiz
Hakk yolunu bulduğumuz her anımızda
Rab adını andığımız bilinir
Dağlardan taşlardan rahmet beklenir

Dur demeden duramazsın
Dost adını kaygularda göremezsin
Allah’ım her anımıza
Her yanımıza dost yolundan
Yardımcı gönderdi
Söylemeyi bilmeyene
Akıl verdi öğretti dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Sevginde ben varsam
Dal da var çiçek de
Çöl de var böcek de
Gelmeyi dilediğin
Bulurum diye umduğun her niyetin
Dosdoğru yazılandır dedi
YUNUS’um selamladı

(GARİB bir gece rüyasında; ‘Görmediniz mi her şeye YUNUS adını verdim?’ diye bir hitap duyar. Bu kelamın ne manaya geldiği sorulur.)

YUNUS’un adı;
Semaya her satırda yazılandır
Kim olursa olsun gönüllere kazılandır
Yerde gökte ne varsa onun adını söyler
Dumanlar onun adı ile dağılır
Çünkü o Rabbini hiçbir ölçüye sığdırmadan
Gönlünde taşıdı ve cümleye dağıttı dağıttı
Her aklı sevgisi ile eğitti

SARI ANA söz diledi
Dört duvara pay ekledi
Dost kapısı açık dedi
Güzel günde gelir diye bekledi

Saf saf olur dost yolunda sevenler
Hakk adına geldik diye gülenler
Her tanesi yaprağının şahit olur ağaca
Geldim gördüm rahmet bildim
Allah’ım rahmetini eksik bırakmaz bedenden
Allah deyip sürüsünü güdenden
Her adımını, sevgisini gönlünde bütünledi
Sevgimizi niyetinde tanımladı
Allah’ım razı olsun bir damla su verene
Eksik noksan deyip dağılanı görene
Kaygu etme
Varlığımız taşta toprakta değil
Rab adını nerde duysan orada eğil
Bir mekan kulu için meseldir
Bir makam yolu için güzeldir
Dert edinme olur olmaz diyerek
Doğduk bildik
Dost adını gönlümüzde bulduk
Anda gerçeğe geldik
Senin adın bende mevcut
Bağladığın kordonda
Ne senden kopar ne benden dedi
SARI ANA senin ile her an
Gönlünden olduğu gibi aldığını
Dost kapısına sorduğunu söyledi

Denildi ki;
Taşlar eğildiğin an ayağından çekilendir
Eğilmekten maksat kuluna değil Rabbine
Niyazlarını gün doğuşuna verdiğin an
Unutma, muradınız muradımdır
(Soru: Yani isterken de, muradımızda yazılı olan istetiliyor o zaman?)
Eyvallah dedi
SARI ANA selamladı.



Mevlana'yım !..

Yapraklar yeşillendi geldiğin yollarda
Meyveler erdi uzandığın dallarda dedi
MERYEM sözü aldı:

Muradının oluştuğu
Hak dilinde buluştuğu bilinir
Gerçek günde satır satır okunur
Muradın;
Bilen ile bilmeyenin bağını çözeyim
Doğru bildiğim yolu çizeyim
Ya Allah dediğimiz gün
Muradımız satır satır okunur
Yapraklardan her dalına iletilir dedi
MERYEM selamladı

Nehirler taşmasın
Bendini aşmasın dendiği günde
Yalnızlık sana mesken olsun dediler
Adına meydan kararı aldılar dedi
NUH sözü aldı:

Ne derlerse desinle
Rabbim ile arama girmesinler dedim
Aldığım emre uydum
Ben yeniden doğdum
Dağdan dağa geldim
Onun için
Rab adına attığınız her adımda
Sadece emre uyunuz
Kim ne derse desin kayguyu siliniz
Biliniz ki Rab kulunun her gününde vardır
Her yönünde vardır
Kuldan kula kötü gelmez
Yoldan yola sevgisini bilen
Yorumu bölmez
Bu gün varım yarın da olacağım deyiniz dedi
NUH sevgisini sevgisine eşit olana iletti, selamladı

Muradınız;
Bir bardak su
Bir öğün aş
Bir eğilmiş baş
Kapanmayan gönül kapısı
Sanmayın taştan topraktan dünya yapısı
Dağlardan selam aldık ovalara ilettik
Deryadan selam aldık göklere ulaştırdık
Allah’ıma emanet olunuz
Kapanacak kapı diye asla kaygu etmeyiniz
Hak kapısı kapanmaz


ALLAH’ıma emanet olunuz.
ALLAH’a ısmarladık.

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah