|
MEVLÂNA’yım ben!
Kervan açık gelene
Devran kimde? diyene
Suya yaprağı
koyanda
Selâm olsun
Her rüya hakikat olsun
Eğri doğru demeden
Acı tatlı yemeden
Güzeli bulamazsın
Olduğun gibi
kalamazsın
Dileneni her anında göremezsin dedi
YUNUS'um sözü
aldı:
Sazlık diye girmedim koruya
Dilenen suyu vermedim
darıya
Yeşili maviyi
sevdim de
Değer vermedim sarıya
Her biri öbüründen güzelmiş
Dökülen
yaprak gazelmiş
Düşündüğüm an buldum
Her renginde hengini
gördüm
Rabb'im dedim affına sığındım
Saz da senin
söz de senin
Ayrıya düşen benim
Allah Allah dediğim her anımda
Lokmasını
yediğim Rabb'im
Beni bana buldur da
Kaygularımı kaldır da
Düzenine uyayım
Her günümü kervanında sayayım dedi
YUNUS'um selamladı
Mevlâna'yım!
Yemen'den gelen söze cümlemiz katıldık
Akan suya geldikte
Gönül
saflarına adım adım atıldık
Seni beni sildikte
Birliğinden gürlüğünden
Sevgimizin varlığından
Cümlemize niyazımızı sunduk
İki atı bağladım
İki öğün ağladım
Yaprak yüklendi diye
Dost adına sevindim
Ağladıysam
aşkıma
Seni bildim düşmem Rabb'im
şaşkına dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:
Dün ile gün, din ile iman, san ile zan birbiri ile anılır
Dilendiğince yorulur, öylece tezgah kurulur
Her kişi tezgahında
kendi bildiğini sergiler
Bilmem diyeni sorgular
Rabb'im
sorgudan uzak tutsun dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
Seymen sözü diledi
Yoğurdu üfledi de yedi
Yumuşak gelse sözüm
Yanar içimde özüm
Kendime söz veremem
Varolana yokluğu
yakıştıramam dedi
LOKMAN sözü aldı:
Dinmeyen kandan kimin sorgusu olur?
Durmayan suçlamadan meydan
kime kalır?
Üzüm alsam elime, dileyene veririm
Ayrı ayrı görsem de
bir bütünde eririm
Niyazında damarına üflesin
Elde olan yaprağı
gönüllerde saklasın
Gelen giden alır mı, dilediğini bulur mu?
demeden
Olanı olduğu halde beklesin dedi
LOKMAN selamladı
Dağlar yolum açacak
Güller gününü seçecek
Bileyen dileyen ile
dar geçitten geçecek
Eyvallah diyelim
Demde yumuşak yer diyen
Değirmenden değirmene su taşıyan dedi
MERKEZ'im sözü aldı:
Mevlâna'yım!..
Haktır hak ile gelen
Haktır Hakk'ın verdiğini bilen
Haktır Rabb'im
senin ile diyen
Aldığı her lokmayı cümle ile yiyen
dediler
MERKEZ'im ile VEYSEL'im her öğünde buluştular
Dar gelmesin yollarımız
Zor gelmesin dillerimiz
Soğuk sıcak
günlerimiz dediler
MERKEZ'im ile VEYSEL'im selamladılar
|
Attığımız adımları bir bir sayanlar bilir
Getirdiğim gülleri
sevenler hep görür
Dost kapını açar da sohbetine hep gelir
dedi
HAMZA DOST sözü aldı:
Girmezsem bağına çıkamam dağına
Düştüm aşk ağına, selam dedim
düğüne
Sensiz kalmadım Rabb'im
Sensiz gülmedim Rabb'im
Sensiz olan hiçbir kulunu görmedim Rabb'im dedi
HAMZA DOST selamladı
Dinlemeden sözümü
Açma sakın yüzünü
Budaktan sakın gözünü
dediler
Bana akıl verdiler
Allah'ım dedim, huzurunda dizimi
büktüm
Yerler gökler senindir
Bilenden bulandan eyle beni
Yorulmayı dilemem, hatadan kolla beni
Gönlüm sesini verdi
Cümle sesleri dürdü
Genişlik sergim oldu
RABİA
SULTAN adım kaldı dedi
RABİA sözü MERYEM'e verdi:
Aydan yıldızdan daldım
Güneşin ışığında kaldım
Aynayı ele
aldım
Güzelden güzeli buldum
Bahçesine girdim gülleri açmış
Açılan her gülünde seven güzeli seçmiş
Seçen mi, seçilen mi
güzel? dedim
Kendi kendime sordum
Seçen bilendir, seçilen
sevilendir
Dumanlarımı sildim
Her damlayı bir bir okudum
dedi
MERYEM her damlaya üç artı göz açtı
Yerden aldığı
çimende gördüğü
Birbirine eşit geldi dedi selamladı
Akan çeşmeye nasipli gelmez
Akan çeşmede bilen çok durmaz
Destisini doldurur, sırasını gelene bırakır dedi
BEHLÜL'üm
sözü aldı:
Adım atmazsan merdivenden çıkamazsın
Suyunu doldurmazsan
çiçeğine dökemezsin
Her olayın bir dolayı vardır
Bilene kainat
sonsuz bilmeyene dardır
Gel elele olalım, akan suyu bulalım
Elden taşı salalım, aşkı ile kalalım dedi
BEHLÜL'üm oğulcuk
ile gönülden gönüle selamlaştı
İlk adım sonuna götürür
Her
adımda geçeni bildirir
Aynaya baktığın gibi seni gösterir dedi, selamladı
Mevlâna'yım!..
Eyersiz ata oturamam
Bugün gördüğümü yarına tutturamam
Aldı isem
gümüşü altın diye sattıramam
Yediğim her lokmayı sevgi ile överim
Yanlış adım attıramam
Gönül senle dostluğa girdik
Senin ile en güzeli gördük
Her
anımızda Rabb'imizi sardık
Yaratılmış cümle ile dostluğu kurduk
Dileyelim dağılmasın
Aşkından başkasına eğilmesin
Mevlâna'yım!..
Geldik söze
Binbir öğüt ile geldik size
Demde hemde günün gecesi
anılır
Dilenen dost sofrasında dileyene çağrı yapılır
İndiği
basamaklardan adım adım geri dönsün
Ne sıcaktan ne soğuktan
şikayetçi olmasın
Eline aldığı dalı asla kırmasın
Dağılanı
toplayım derse, kendinde olanı görsün
Dost sözü bilenedir, hataya
eğilmesin
Özünü atıp sözünü satmasın
Aldığına acı biber
katmasın
Elden eli çekip de kalın ipi tutmasın
Ağır gelir, sorgusu yarıda
kalır
Ne dünü ne günü dağılandan olmasın
Yaprağı bildi ise kaderine
ağlamasın
ALLAH'ıma emanet olunuz
ALLAH'a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|