|
08 nisan 1973
VEYSEL’in adına
Dünyanın tadında
Cümlenin aşkı olsun
Yandığınca yansın
Sabrına uysun
Kalbini bilsin
Yanımıza günde değil
Var olduğu günden beri gelirdi
Yelsiz ömrünü
Selsiz geçirdi
Yerine oturdu
Gönlünü doldurdu
Ne taşana söz etti
Ne yoluna göz attı
Adım almadan bildi
Maddeyi doğmadan sildi
Geldiği gibi kaldı
Varsın ata sırtımdan binilsin dedi
Binek taşı oldu
Ya, dünya hali budur
Geldik gideceğiz
Verdiği kadar alacağız
Aradığımız kadar bulacağız
Mümin olduk biliriz
Her yazıyı yazarız diyenden
Uzak durunuz
23 mayıs 1973
VEYSEL’in adını geçeyim
Ona yağan yağmur
Gözünü almış
Ne var ki gönlünü nurlandırmış
03 kasım 1978
Dost haline büründük
Dost elinde süründük
Aşkı ile sarındık
Gah bölündük
Gah bilindik
İnce elekten elendik
İnce tarakla tarandık, dedi
VEYSEL sözü aldı:
(Veysel Karani mi?)
AŞIK VEYSEL
Geldik görmedik
Sevdik doymadık
Dünyayı bildiğizce soymadık dedi
VEYSEL yürüdü
Deste deste alınır
Beste beste bilinir
VEYSEL öyle sevilir
28
mayıs 2010
Sazı aldım elime
Aşkı verdim dilime
Sevgi koydum gönlüme dedi
AŞIK VEYSEL gönülleri dolandı
Her birimizi sevgi ile selamladı
Denildi ki:
O kemale erdi mi?
O dostunu buldu mu?
O destisini doldurdu mu?
O erenlerin safında
Görenlerin sathında
Sevenlerin defterindedir
Hem okur hem yazar
Hem sever hem sevilir
23
ocak 2014
ÂŞIK VEYSEL dildedir
Hem dilde hem gönüldedir
Dilediğini görür
Dilediğini vurur
Ama o her zerresiyle
Yaratanına sarılır
|