28 Ağustos 1968
“Sana bazı şeyleri konuşmak için geldim. Seninle bu gün çok
mühim konuşmalarımız olacak. Senin arzuların ve isteklerin bitmiyor, o kadar çok ne istiyorsun?
ALLAH'tan çok-çok açara da kaldın. Onun için her halde istiyorsun. Senden daha
ne olacak. Senin bu isteklerin ALLAH'ın bildikleri. Verecek işte. ALLAH'ına çok iyi bir kulsun. Senin ben sabrını ölçtüm, ‘ALLAH'ın sana
her şeyi vermiş.’ derken. Huyların kalbin çok güzel. ALLAH'tan sana iyi haberler getirdim. Senin ve kocanın rüyasını sana
açıklayım. İkiniz de çok imanı bütün, çok yüksek mertebelere
yükseleceksiniz. Size gençlik halimde göründüm. Çünkü daha tazesiniz. Benim
görünüşümü yaşlı gördüğünüz zaman, iyice erdiğinizi
anlarsınız. Salaha gidiyorsunuz. ALLAH senin dualarının aşkına seni
sevindirecek. Senden çok memnunuz kızım. Sana gelirken DEDE’n dedirttim sevindin mi? Oldum ya. Sen bana çok
büyük bir dua okudun, ben de sana bu hediyeyi ikram ettim. Baladan da çok büyük
bir hediye. Baladan; ALLAH’ından, ALLAH'ın yüksek katından sana büyük bir
hediyen var. Senden ben de bir şey bekliyorum bu gece. Beni çok baladan
göreceksin rüyanda. Baladan, ama seninle çok konuşamayacağım. Seninle
az da olsa söyleşiriz. Sen bakalım beni nasıl göreceksin? Haydi ALLAH'a
ısmarladık kızım.”