"Yolum savaş oldu ise, gönlüm
barış doldu ise, her adım bana açılır, 'Şehit.' denilen yol seçilir.
Candaşım, karındaşım ile verdiğim resimde, kement atmadığım
dünya halimi görünüz, 'YUNUS' diye anınız. Elbet YUNUS EMRE değil,
ŞEHİT YUNUS." Demde gönüllerden yol diler, barış için
hal söyler: "
'Nerden nasıl?..' denilir: Her demde şehitlik meyvesi yenilir.
Yumuşak geldi toprak, mevsim güz, döküldü yaprak. Aldık verdik Yanya'yı,
sevdik elbet Konya'yı. Sen beni bilsen neyler, sen beni ansan gönül yürek
misali cümleyi eyler. 'Gönül ayrı, yürek ayrı mı?' denilir: Yürek yapıdır,
gönül kapıdır. 'ŞEHİT YUNUS.' diyesiniz, karındaşım ile
anasınız. Büyük çizgide ben, küçük çizgide karındaşım ile ben. 'EYVALLAH!'
diyelim, gönüllerde anıldığımıza şükredelim.