2 Mayıs 1969

MEVLÂNA'yım ben! 

1 Geldik gördük, suyumuzu verdik. Yanılan yorulan diler, sudan içer, sıhhat diler.

2 Danıştım LOKMAN’a: “ALLAH verdiğini, kulu yuvada gördüğünü, yumak sardığını unutma, ölmekten korkma. Ölmek değil, yudumdan içmeyi düşün. Hastalık kula, yorgunluk üzgünlük kula, ALLAH'tan deva gine kula.” 

3 O'ndan dileyen, YOLU’nda giden; şaşmaz, şaşkına bakmaz. Andığın YUVA’ya gelmez. ‘ALLAH.’ dedik geldik, gönlünü gördük. Gönlün çok yorgun, düşündüğün durgun. ALLAH'ın verdiği değil mi kulun çekmesi? Ömürdür görülür, her şey çekilir; çekilen yol, hayıra götürür. ‘Hayır.’ de. ALLAH'ın verdiği hayırdır, ondan şüphen olmasın, gelenden korkun olmasın. Düşünme kötü. Olacaktan değil, münasip olduğunu, ALLAH’ın verdiğini, duranı, yoluna gireni düşün. Sonu değil, yunduğun günü düşün. Olacak işin, pişecek aşın, gelsin yoldaşın. Şifa diledin, ALLAH rast getirsin, yoluna çıkarsın.

4 Geldim size yol verdim, size yoldaş oldum. ‘Gidelim.’ desem ne dersin? Dünümüz günümüzden güzel olsun, yarınımız güzel olsun. ALLAH'ın verdiğini, ALLAH'a şükür edip anın. 

5 O'ndan danışıp geldim; O'na amadeyim, kulunun hizmetindeyim, ALLAH’ımın YOLU’na, girdim koluna, el verdim GARİB kuluna.

ALLAH’a ısmarladık. 

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH

(Resim verildi: AYŞE HANıM) 

6 Sabır ya kızım. ‘EYÜP SULTAN.’ dedim, sabır diledim. Ağıza gönülden mani olmaz. Ağızdan yolunuz gönüle gider. Sakın şaşma, düşün-düşün taşma, korkup kaçma. Gör gündüz EYÜP’ten sabır, danışıp gece.

7 ALLAH’a varan, yumaktan geçip ahireti seçen kul, AYŞE HATUN. HAZRETI AYŞE değil. ULU bir kul. Sabır ile yolunu buldu.