3 Aralık 1969 

MEVLÂNA'yım ben!

1 YUVA’ya yol, YUNUS’un yumuşak yudumuna söz demeye geldim. 

2 YUNUS der ki: “Yumuşak yol, münasip YUVA’ya gider; münasip kul mümin olur, PİR’ini bulur. YUVAM’ı bildim, yolumu verdim, YUNUS’u YUVA’ya getirdim. Hoş gördük. YUNUS'um ben. Yolum YUVA’ya uğrak, niyetimi buraya bırak.

3 Dünya umulsa, gönül konulsa; geldi-geçti, görüp seçti. ULU’mu yolumu, yumuşak gönlümü, MEVLÂNA HAZRETLERİ bildi. Dünya ULU’su ahiret yollusu, MEVLÂNA, ALLAH'ın sevgili yumuşak kulu. ‘HAZRET.’ derim anarım, ona saygı duyarım. İlmi-irfanı büyük, gönlü-semanı büyük. Sema değil, ALLAH AŞKI büyük. 

4 ‘Yumuşak olsam.’ derdim, manevi yol dilerdim, yoldan haber beklerdim. Haber uçurdular, günleri kaçırdılar, yolumu seçtirdiler. Sordum ULU’ma, dedi ‘Yoluma. Danışma gafil kuluna.’ YUNUS oldum yol buldum, yürü git, sürü git. Durma, dönüp arkana bakma.

5 YUNUS'um, yünüm günüm dolaşık. Yünümden geçtim, ahireti seçtim. ALLAH'ım SANA uçtum. Günüm-yünüm çözüldü, meğer bu ne gafillikti. Ne aradın bu dünyadan, ne umdun bu imtihandan? Yumuşak olsan yeter, olduğun yoldan geçer. Yolu bulan, gönlü uyan.” 

MEVLÂNA'yım!

6 Geldim, YUNUS’a dedim; YUVA YUVAMIZ, gönül yolumuz, GARİB dünyada sözcümüz. 

7 Daktilo YUNUS’a gelmez, ÇAKIR’a el vermez. Şakayı severim, edenle ederim. Yazmak istemeyen var mı?

8 Olduğu, niyet ettiği gibidir. Niyetine mürüvveti uydu, ALLAH'ın ona LÜTFU. GARİB’in mürüvveti değil mi? Ömürden durumu uygun, yumuşak gönlü seçkin. 

9 Andığın, kulun aklına girer. ALLAH'tan gelene söz yok. Olayın olumuna zararı yok. Adına gelenden, yolunu çizenden, şüphesi olmasın. ALLAH olayı yoluna koyar, kulun önüne çıkarır. Olay kuldan değil. Şüphe edilmesin, kula hata bilinmesin. Niyetini hazırladı, ALLAH'tan dilesin, hayır beklesin. Hayrı oldurur, kul önüne kotarır.

10 OMAR der ki: “Yolunu ALLAH çizer, kul geleni seçer. Düşünmek boş, ‘Hangisi hoş?’ ALLAH münasip olanı nasip eder. Almak-vermek, sözü yermek, yanlış düşünmek kul işi. Doğru yolun gidişi, ALLAH'ın kaderi çizişi. Kulun aklı ermez, olacağı bilmez.” 

11 Olmuştan geçmişten söz boş, gelenden sözüm hoş. Meclisler kuracağız, hep birlik olacağız, gönülden sunacağız. ‘Gelmem.’ desen yunarım, sana yoldan dilerim, geleceksin bilirim. Olacak-gelecek, hayır sordu bulacak. Oldu, geliş hayırlı. Oldu erdi, nasibi ALLAH verdi.

12 Münasip yolda olan, ahtan vahtan söz eden, dünyayı kara bilenden şikayetim var size. Söyleyin ona, ne bekler, ne diler. Olanı, dünyanın yolunu, kime şikayet eder? Gam etmesin, gam bulur. Gönlünü ferah tutsun, sözümü doğru bilsin, ALLAH'ına şükretsin. Geçen gitti dönmez geri, korkmasın. Üzüntü yaraşmaz, kulun yolunu açmaz, kul ALLAH’tan gelenden kaçmaz. 

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH