|
5 Aralık 1969 MEVLÂNA'yım ben! 1 YM ağa üzgün, yol düzgün. ‘Güğüm durgun.’ deme. ALLAH'ın
YOLU’nda, GANİ’nin kolunda. ‘Anında.’ dersen yanılırsın, sabır edersen
bulursun. Niyetin uygun, yudumun uygun, hareketin durgun. 2 Yapraktan yumuşak güldür, gülün goncası kapalıdır. Kuşun gözü goncada, yumuşak sözü gecede. Kuşun bülbül olduğunu söylemeye ne hacet. Ağacın yaprağı ile yumağını merak etme. Olur düzelir. ALLAH'tan İZİN gelince. Kulun elinden ne gelir? ‘Gülden geçsin, bülbül geceyi seçsin.’ dersen faydasız. 3 Satılık olana, yumağı mağmum sarana, sonunda yolunu çevirine
sunmak dilesek; bilmez, gönlü yolumuza uymaz. ALLAH niyetini çevirir, iyi niyet
te kötü niyet te yerine varır. 4 Çocuğun gayesi çocuk. ‘Eğri ile doğruyu anlatmak gerek.’ deme. Anlattım, anlattığını gördüm. Çocuk yolun, çocuk yolcusu. Anlattığın günü gelende, aklı erende, anmak, yolunu bulmak diler. Dileğince bulur, hayırlı kul olur. Arkadaş seçse ona uymaya uymaktan kaçsa, olur tez. Dünyanın tadı, evladın adı; babayı yaşatır. 5 Anmak gerek YÜCE’yi. Sıkılmak boş, uymak gerek. ALLAH'ım,
dünyanın kulu kadar dert var dünyada. Olunca, kul dünyayı bilince neden üzüntü
çeker? Gittiyse ‘EYVALLAH.’ der. Sizin gibi geldim, öyle döndüm; gönlümü YUĞAN’ı
aradım, buldum yundum, öyle döndüm. Siz benden iyi geldiniz, aramadan buldunuz.
Demek ki, ALLAH'ın sevgili kullarısınız. Ya öyle olunca, EN BÜYÜK’ün LÜTFU’na
erince; dünya derdine ne kapılırsınız, sizin mi ki tamah edersiniz? ALLAH’ımın
EMRİ’dir. DER; “ÇALIŞ KULUM VEREYİM.” Verir-alır, senin hayır
yönüne çevirir. Yolu bilen O, yürüyen sen. Dünyanın tadına, YUVA’nın adına söz
yok. 6 ‘Gül müsün, gonca mısın, YUNUS’a hoca mısın?’ dediler, dünyada sordular. Gül olsam, güle hoca gerekme. Yunusa hoca olmak, denizde dalga saymaya benzer. YUNUS’tan yol dilemek, yazın ateşinde denize girmektir. Goncaydı dersini aldı, güldü açtı, manayı seçti, niyetini yolda buldu, niyazını diledi, ‘Olsa.’ diye bekledi, beklemeye ne hacet elinde buldu. 7 Amade YUVA’dayız, mümin kulların gönlündeyiz. Anmak diledim. Anmak, YUVA’ya
müjde vermek, kuluna gönlünü açmak, vazifemiz. Duacıyız, YARDIMCI’yız,
sözcüyüz. Dilediniz, ALLAH’tan EMİR aldık, kulağına söyledik, hayır
olanı bildirdik, ‘Okunsun.’ dedik. Niyeti uygun, gönlü yatkın olsun, doğru
yolu bulsun, mümin kul olsun. Kısa deyim, RUH’u ve bedeni doğruluktan
şaşmasın. Dilediniz, YM olunca, ALLAH'tan EMİR gelince; dualar
olur, yerini bulur. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH |