6 Mart 1970

MEVLÂNA’yım ben!
 
1 Yumuşak oldum, yuğmaya geldim.
 
2 ALLAH’ımın HUZURU’na varmaya korkun mu var? Yol verdim, münasip yol gösterdim, niye korkarsınız? Aldın suyunu, münasip huyunu. Ölümden korku ham kula, ALLAH’ımdan korku olgun kula yaraşır. Yanınıza gelene de deyim; doğruyu bildirin, alsa almasa dert etmeyin. Üzmeye ne hacet? ALLAH’ımın YOLU’nu arayan bulur.

3 Geldim buraya, vardım YÜCE’ye. ALLAH’ımın kullarına SEVGİSİ’nin derecesini ölçmek değil. O kadar, meczupluk olur düşünmek. Yalnız aciz varlığımla sığdıramadım, kuluna SEVGİSİ’ne akıl erdiremedim. O kadar sevgiyi dünyada düşünemedim. Ne kadar aciz olduğumu orada anladım. Şansınıza MELEKLER dahi sevinçte, etrafta dönmekte. Almayı-vermeyi kulla değil, değerini ALLAH’ımdan bilin, VERİŞİ’ni siz de ölçün. Her kul eremez bu sevgiye, SEVGİSİ’nin delilini göremez. Gördüğünüzden erdiğinizden şaşmayın, şaşkın kula bakmayın.

4 Suyunu alanda kul korkusu olmaz, çünkü ALLAH’tan başka kimseye bakmaz. ‘Mürteci.’ mi diyecek? Varsın desin, cevabını ALLAH’ım versin. Yol münasip şaşmayız, kötüye yol vermeyiz, GARİB’i yalnız komayız.

5 ‘Merdiven’ dersin, çıkmayı dilersin. Anlatsam bir, sonunu beklemeyi kendine işkence sayarsın. Merdiven çıkılır, her katta durulur; gezilir görülür, daha olgunluk dilenir.
 
6 ALLAH’ımın müstesna kullarına LÜTFU’nu gördünüz; GARİB sizden değil, siz GARİB’ten aldınız. ALLAH’ımın LÜTFU’na erenlerdensiniz. Merdivene getirdim. Dediğim gibi, müstesna kulların yardımcısı olur, ona elini verir, dünyadan yükselir. Asıl olan, kulun mertebesi ölünce tartılır. MÜNKİR-NEKİR’i andın, ‘Mümin ALLAH’ım.’ dedin. Hayır olsun. Ölçülür günahı, ölçülür sevabı; mertebesi verilir, merdivenler çıkılır. 

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH