|
Mart 1970
MEVLÂNA’yım ben!
1 Dünya sohbeti hoş gelmiş, kulu güldürmüş. Gülmek kendine
olunca hoş, yeter ki yek diğerine olmasın, günaha yazılmasın.
2 Şikayet bana ne hacet, kimim ki? BÜYÜK
ALLAH’ım! ALLAH’ımın ADINA sözcüyüm. Şikayete sözüm, nasihat; şakaya
sözüm, şaka.
3 Onun gayesi dolaşır, çünkü ne olacağı neye varacağına
şüpheye düşer. Şüphesi kalksın. Söyle ona, ALLAH’ım YARDIMCI
olur. Dilesin, yardım istesin. ALLAH’tan başka YARDIMCI olmaz. Kul kula
sözden başka bir şey vermez. Diledin ALLAH’tan şifanı buldun. ‘Şükür.’
de, duacı ol. Limonu böl, ye. Yesin, şifa alsın. ‘ALLAH’ım.’ desin.
‘Yuvam, CAN’ım, eşim SANA emanet. SEN’den gelene selamet dillerim ALLAH’ım.
Gelen gitsin, gidici olsun. Yuvam cümleye açık kalsın. SEN’den dilerim, hayır
beklerim ALLAH’ım.’ Yapacağın budur. İçinden şüpheni at. ALLAH’ım,
ne YÜCE’sin. Olanı geleni anında görür, dileyene verir. Demeyin ‘Dilemeyene
vermez mi?’ Dünya nimeti verir. Ahiret, dileyenindir.
4 Çocukluk masuniyettir. Hatırlamak, o güne inmektir. Şakayı şakaya
verdik. Müstait kulun nümayişi sert olmaz. Sözü bıraksak yazıya baksak ne
dersin?
5 Dünyadan ne sorulsa, diyeceğim ‘ALLAH.’
tır. ALLAH’ın verişi görülür sorulur; dayandığın ALLAH’ından,
beraberce dilenir. Dileriz, duacı oluruz. Yolunu bildiririz. Uykuyu uykudan değil,
havanın ağırlığı, GARİB’in karşılığıdır. ‘Atom.’ dedik,
GARİB’i yükledik. Karşı elektrik. Cereyanı düşünün. İki taraf.
Onunki karşı kutup. GARİB’inki ağır gelir. Kuvvet bakımından. Onun
için uyutur. Olsa kızmak, meclisimize ne hacet? Meclisimiz, yumuşamak
istidadı ile buluşur.
6 Nedir sorumuz? Sorunuz. Hayalden hakikate dönüş. Sen hayalde ben
hakikatte. Çaresiz hiçbir olay yoktur, sabretmesini bilene.
7 Meydan kulun, yol kulun. Meydanı geçersin. Geçmek kolay mı?
Meydanda taş da var, toprak da, çalı da. Geçinceye kadar düşünürsün, geçince
unutursun.
8 (Arap-İsrail
savaşı hakkında soruldu) Cezaları. Müslümanlığın yüz karaları.
Yahudiler kazandı mı? Müstebit olma ki düşmeyesin,
düştüğün yolda boğulmayasın.
9 Ölüm yok, göç var. Arandığı yere elbet gelir. Çünkü ALLAH’ına
varan, dünyadan göçen; anıldığı, arandığı yere gelir, her olaya
şahit olur. Olaylara üzüntüleri şöyle olur. Dünya derdine kapılıp,
ahireti unutan yakınlarına üzülürler.
10 a kulunu danıştım ALLAH’ımdan. “Dilerim, dünyada olanlara söylerim.
Burayı unutmayın, dünyayı baki sanmayın. Yanılmak yolunuzu keser. Olmuşa dert
etmeyin. Geldim, dünyada olan boş günüme yandım. Açık dedim, dünyada
düşünce boşluğu, kendine güvendiğin günlerdir.”
11 Duacı olalım, ‘Şampiyon.’ diyelim. Duasını alır. Sana da duacı
olur. “Duası beni ihya eder, ALLAH’ım da onu ihya etsin. Dünya gailesine
düşürmesin. ALLAH’ını unutturmasın.” der. Selamını verir.
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH
(Resim
verilir)
12 Unutmasın, ULU’sunu ansın. ‘Soğan.’ dedi yapsın.
masuniyet:
korunmuş olma durumu.
müstait: doğuştan yetenekli, kabiliyetli.
nümayiş: gösteri, gösteriş
istidat: yetenek
müstebit: zorba
|