|
5 Ağustos 1970 MEVLÂNA’yım ben! 2 Müracaat edilen makamın kapısı kalabalık. ‘Amman’ diyenin müracaatı alınır, adaletle ölçülür, hak olana verilir. Makam, kulun makamıdır, dileyene verilir. Dilemek. Öyle sözle her kul diler. 3 ‘Ya YUNUS nerdesin, günlerdir uzaktasın.’ ÇAKIR gönülden anar.
Olmuş, kul gününü görmüş, anını yaşamış. ‘Yerden geldik, yerden
yedik, yere döndük.’ diyene de ki: ‘NUR’dan olduk, NUR’dan dolduk, NUR’a
döndük.’ Yerin varlığı, kulun varlığına eşit. Gönül darlığı,
NUR’un varlığından yoksundur. Nasıl ki yavruna ev açarsın, dayarsın
döşersin, sonra evlendirirsin; dünyanın da yaratılışı, kulun
yaratılacağı içindir. Dünyanın süslenmesine de MELEKLER
vazifelendirilmişlerdir. Vuruşu değil, verişi alalım.
Dumanı arkaya atalım gülelim ki, gülmeye alışalım. Dünyanın süsü nedir? Çiçekleridir,
taşıdır, toprağıdır, kullarıdır. Kullarının varlığına, yumuşak
yol gösterenleri de karıştırmış; “UYSUN KULLARIM,
DİLLERİNDE SÖZLERİM.” demiş. Uymayı dileriz. 4 Yolu yürümek için uymak, yolun doğrusunda gitmek gerek. Sağa sola sapmadan, eğri yöne bakmadan yürürsen; tez varırsın, muradını alırsın. Şaşmamak düşmemek için; YARDIMCI’nı anmalı, her gün duacı olmasısın. ALLAH’ına her an sığınmalısın. Her görülene not atma. Rüyasını dedim. Rüyanı görürsün, ‘Hayırdır.’ dersin beklersin. Hakikat olanı da var, hayali süsleyeni de. 5 ALLAH’ım her şeye KADİR, her olay kader. 6 YUNUS’um vazifeli, gider-gelir. Anda burda, anda orda. Neden ona sevgin çok? Canındanmış gibi anarsın, hatırlarsın, görmüş gibi düşünürsün. Nedendir? Uykuda buluşmadan. An meselesi. Anda gider-döner. 7 YUNUS’la buluşman; onun sana gelmesidir, senin oraya varman değil. Bedeni ne yapsın? RUH’unu bulur. Silkinmen, RUH’un ayrılışıdır. Gidenin sarsıntısı elbet. Öyle bir RUH’la buluşmak, bedeni bütün harareti ile sarar. RUH coşar, bedeni sarsar. ALLAH’a ısmarladık. |