7 Ağustos 1970

MEVLÂNA’yım ben!

1 Yamayı fistana koyduk, ‘Derlendi.’ dedik, yorgunluğa yol verdik. Ayyaş değiliz sarhoşuz, serkeş değiliz bir hoşuz. Kapıda dururuz içeri girmeyiz, kulun gönlü yoluna dikenleri sermeyiz. YUYAN’ıyız kulların, adımızı çağıranların. Yapıyı belledik, kapıyı yokladık, meydanı bulduk, kulların yanına vardık.

2 Huzurun olduğun yerde, deme ‘Daha ilerde.’ Olsun-olmasın, teneke ele gelmesin, gelse huzur bozmasın. Yusyuvarlaktır dünya döner, ayniyle olayları sürer.

3 Aldığın yetmezse, verdiğin yetsin; yediğin yetmezse, içtiğin yetsin. ‘Yetmez.’ demeyin, yettiğini düşünün. Öteye bakarsan boşluk görürsün. Yamayı yırtık yere ördün, başka kulda yeni gördün. Deme ‘Benimki yamalı, onunki yeni.’ Seninki de yamaya örnek almadan yeniydi.

4 Her olaya kendini hazırla. Kararı olan yok, elde yok. ALLAH’ımın karar. Yemiş ağaçlarına bir bak. Kimi bol meyve verir, kimi az olur. Bol meyve veren yılda, meyvesi zayıf olur; kıt olanda, meyve kuvvetli olur, yersen doyurur. Olgun meyve toplarsan, maksadını alırsın. Ham meyve toplayanlar, ağız tatsız kalır. Meyve dedik, misal verdik. Kulun hamı da olur, sohbeti tatsız gelir.; olgun kulun her sözü gününe göre olur, onun için tatlı gelir. Az der, özünü verir.

5 Meyveler oldu, sergiye vardı; elini sürme, olgunu ezme haramdır. Alışını verdim, sizlere dedim. Sergi niye kurulur, niye teşhir edilir? Beğendiğini alırsın, beğenmezsen yürürsün. Elini sürersen, ‘Seçeyim.’ diye ezersen; senden sonraki alıcının hakkına el uzatırsın. Hak yemek, günahtır. Niyetin olsun. Olmuyor deme, Sabır. Dünden ettin, gününe kattın; gelen, kârındır.

6 Ustanın yapısı ustaca olur, acemi yapısı geçici kalır, gün gelir göçer. Değerini bilmeli, kulu ustaca eğitmeli. Camide imam olmuş, ezanı güzel okumuş. Güzellik seste, ses vergide, ötesi yok. Yolunu almış mı, doğruyu bulmuş mu? Bunları bilmeli, yürüyüşe bakmalı; ustalık görülürse, temeli atmalı. Derseniz; ‘Nasıl bilelim, yolunu öğrenelim?’ Cemaate karışmalı, sohbetini dinlemeli; ‘Cehennem.’ dediği an, orayı terk etmeli. Çünkü ALLAH’ımın YOLU’nda olan, cehenneme değil, ALLAH’ına bakar. Cehennem korkusu, kulu şaşırtmasın. ALLAH’ımın VERİŞİ’nden söz edene, usta denir. ALLAH’ımın verdiği, meydanda; daha güzellik dilersen, gönlünde. Dünyanın verdiği kula, ölçülmez. Sevmesini öğretir, ALLAH’ımın VERGİSİ’ni gösterir. İnkarı yoktur. Veyahut elden aldığına, kula verdiğine şahittir. ALLAH’ım şahit istemez. Çünkü her olayın GÖRÜCÜ’südür. Dünyanın şahadeti, daha sonra gelen nesledir. Denir ‘Tarih döner, aynı yönde yürür.’ Ne var ki; nesiller değişir, görgüler gelişir.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH