|
6 Aralık 1970 MEVLÂNA’yım ben! 1 Mayanın alımı, ayanın görümü güzeldir. Dedim size, siz görmeye
değil, varmaya duacı olun. Görüş mesafeniz uzar. 2 ALLAH’ımın verdiği her şey hayırdır. Görüş mesafesi
dedim, onu da size anlatayım. ALLAH’ımın her mümin kulunun, müminin üstünde,
kulunun bünyesinde bir üstünlük mevcuttur. Kiminin gözde, kiminin kulakta; kimi
elde, kimi dilde olur. GARİB’in üstünlüğü, mantığından eline.
Mantık, üstünlük değildir ki. Aynı kuvvet, birinin gözünde, birinin
mantığında. Yeter ki üstünlüğü ALLAH’ım layık görsün. 3 Sohbete daldık. ‘Bayram.’ dedik, sevindik. Neden mi? Kullarını dünyaya vazife ile gönderen ALLAH’ıma, şükran günü yaşadıklarından, sevaplara alıştıklarından. Çünkü Ramazan, en az mümin olan kulu bile günah işlemekten uzak tutar. Bir aylık alışkanlık bir müddet sürer. Bayram, ALLAH’a kulluk etmişlerin günüdür. Sevmek, sevmeyeni dahi sevmekle, ALLAH’ımın SEVGİSİ’ni kazanmış olursunuz. Gönül alın, hatır sorun; o size sormasa da. Niyetinin güzelliği, diyetini arttırır. ALLAH’ım, bayramdan sonra da yaptığınız sevaplarınızı, Ramazanın sevaplarına katsın. 4 Ağmayı, gümüşten değil altından alın. Mayaya un katarsan, hamuru büyür uygun şekil alır; su katarsan, kendi halinde kalır. Meydanın ağacını meyveli gördün mü hiç? Elbette görülmez. Çünkü kullar bırakmaz. Ağaca bekçi koyarsan kimse elini sürmez. Kul da öyledir; gönlüne sahip çıkmazsan, bekçisi olmazsan yabana gider. 5 Bayram günü içinde ve dışında, ALLAH’ım nasibinizi ve gönlünüzün
büyüklüğüne göre sebep halk etsin. İçinde ve dışında dedim.
Bayram ve ondan sonraki günleri söyledim. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH
|