|
1971 (Baş
tarafı bulunamamıştır) 1 Vurduğun taş yarıldı, hayır olan verildi, ‘Taş.’ dediği konuldu, sorduğuna ‘Evet.’ denildi. 2 Geçmişe dönmek, bodruma girmektir. Yeniye gitmeye, ALLAH’ım EMİR VERİR. Neden üzüntü? Aydın yoldan ışık alan, karanlık yola bakmaz, baksa da görmez. Aydınlığa alışan göz, karanlığı seçmez. Göz NUR’dur. NUR’a el atana, ne mutlu. 3 ‘Şifasını verdim.’ deme, ‘ALLAH’ımın İZNİ’ni aldım.’ de. Almadan, el atmadığın görüldü. Sonunu da ALLAH’ımın İZNİ’ne bağla ki; yeniden gelene kapı açık kalsın, eline ULU’nun NUR’u değsin. ULU’nu bilene, yolunu verene hürmetim çoktur. Kimliği varlığına, YM gönül yoluna uyar. Mümin olan bilir, LOKMAN’dan el alır. Ben vermedim, ALLAH’ımdan İZİN geldi, gönül yoluna uydu. Dünya adı LOKMAN. Ahiret, ad almaz. Her doktora olmaz, ALLAH’ım ADINA hizmet edene. LOKMAN’a. Aldığın yardım, öyle olduğunu gösterir. Elinde eli. Adını andığın an, yanında. 4 Dilenini verelim. Kızımıza. Arının balı, güzelin hali sevilir. Sevenin yolu, yolunda kulu sevilir. Sevenle beraber, gülenle beraber olan, ağlayana mendil veren; sevilir. Güzelde sevilir, çirkin neden yerilir? Çirkin denilende, güzellik aranır. Arı balı olmasa sevilmez. Gülün rengi var, dalı var, yaprağı ver; amma, dikeni de var. Onun için, güzelliği arayın. Sepetten değil, sebepten. Danışman, YÜCE. 5 Ağanın yoluna göz atalım. Ağanın işine YUNUS’um el atmış. Çarığı tabana, mendili kabana atmış. Çarık tabana, mendil kabana yaraşır, en uygun olan bulunur. Havaya el açılır, duvara elek asılır. Elemiş unu, çöpünü atmış, eline has unu almış, -meraka yer yok- yolun uygununu bulmuş. ‘Az almış, çok vermiş.’ demeyin. Almayı bulmak için, vermeyi bilmek gerek. Vermeyi öğrendi, almaya kürek gerek. Her olayın sarsıntısını, olgun karşılamak gereklidir. Sarsıntıyı geçirdi, yerleşmeyi bulacak. Asma budandı, yeni filiz verir, kütük tazelenir. Dedim daha önce. Meraka yer yok. (Resim
verilir: LOKMAN) 6 Dilenen verildi, ‘LOKMAN.’ denildi, rüya ile gösterildi. Subaşı dediğin, suyunu gördüğün; LOKMAN’ın suyudur. Huyun da huyudur, gönlün de yoludur. Resmin sebebi soruldu. Sana anahtar verildi. LOKMAN; gördüğü otun, aldığı atın vergisini, ALLAH’ımdan dilediği andır resmini verdiği an. 7 Masamıza gelen, cemaatımıza giren. Dileğine uyarız, YÜCE’den İZİN dileriz. (‘Sağ olun.’ denilir.) Sağlık size, varlık bize; darlık dize, güllük yüze. Gül gören hoş olur, hoşluk huzur verir. Güllüğü bulsun, huzura varsın. Kimi diyeyim? Derdiğin gülleri, sevdiğin ULULAR’ı. Hepsini dersen, yanında bulursun. Şüphen olmasın, ‘Nasıl sığar?’ demesin. Dedim; an gelir noktaya girer, an gelir dünyayı doldurur. Sevenlerle bir olur, bir kalıp doldurur. An gelir dağılır, gönüllere sığdırır. Dağılan sevgidir, seven mutludur. Sevenden sevmeyenden ALLAH’ım RAZI olsun. Arayan bulsun, aramayan dönsün; yönünü bulsun. ALLAH’a ısmarladık. 8 Daha mı gitmeyim? Giyindiğim NUR’dur, anıldığım PİR’dir, sevildiğim gönüldür, sevdiğim cümledir. Cümleyle beraberim. Darında-bolunda, ALLAH’ımın YOLU’nda. Geldik gidelim, EYVALLAH diyelim. Gittiğim yeri sorarsan, anıldığım an, ananla beraberim. 9 Katını sorana demek vazifem. Gönül yolun uymasa, cemaatımız kurulur mu, adımız anılır mı? ALLAH’a emanet olun. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|