|
5 Ocak 1971 MEVLÂNA’yım! 2 Olmasını dilersek, ‘ALLAH’ım versin.’ dersek; olacağı bilinsin. Aramızda
dünya sarhoşu yok, hepimiz olgun dolgun. Sarhoşluk; yolumuzun
gidişine, CANAN’ımı buluşuna göredir. Sudan yol açtık, geçtik,
yürüdük. Önce çağladık, sonra durulduk. Yolumuzu yürüdük, dilediğimiz
asmanın köküne postumuzu serdik. İndiğimiz yer, vardığımızın
neticesidir. Asma; kula ALLAH’ımın AŞKI’nı veren şarabın
yetiştiği köktür. ‘Şarap yetişir mi?’ dersen; kulun
yetişmesi misalidir, şarabın erişmesi. Misket, kokusunu ham iken
verir, onun kökü öyle ayrılır. Olgunluk kökten olursa, verimi küçükten olur.
Aşılama geç verir. Yemişin oluşu güzeldir. Yaşamayı, ALLAH
vergisi diye sevin, gün geçesiye değil. Her günün ayrı güzelliğini
görün, hataya değil atâya bakın. Büyük; yaş büyüğü değil, gönül
büyüğü. Sedef tahtta olsan, gönülü dumana boğsan ne görürsün? Elinde
baston tutsan, eğilip güle baksan, renginden kokusundan gönüle atsan;
güzelliğe varırsın, ‘Günüm hoş geçti.’ dersin. Zeytinin ulusunu
düşün. Meyve vermese de, gölgesine kul sığınsa yabana mıdır? Almayı-vermeyi
bilmeli, güzelliği her devre görmeli.
|