4 Mart 1971

MEVLÂNA’yım ben!

1 Semer dar gelirse, ata vurulmaz, çünkü netice alınmaz. Atı da semiz olmalı, semer de temiz olmalı. Bineni gören, heybetli bulmalı. ‘Pas.’ diyen çekilir, oyunu bırakır. Sermayesi olan, eline güvenen gelir.

2 Zaman bize andır. Dedim size göç var. Neden günü görmeyelim?

3 Kendim için değil, sizler için gelirim yalnız. Mesajımız onlara kendimi bildiğimi göstermez mi, yazılarım ‘MEVLÂNA’nın.’ denmez mi? Ben ne isimle gelirim? Demek ki kendimi bilirim. Anlamayı, gelene bırakın. ‘Okuyun, çözün.’ dedim. Yazılarımı gönüle kazın. Ne sepet doldurmaya, ne gönül eğlemeye gelmeyiz; mümin olana yol, imtihan dileyene yardımcı geliriz.

4 Her şey ALLAH’ımdan dilenir. Hak yiyeni ALLAH’ım şaşırtır. Onun nasibi olmayanı, eline alsa bile elinden kaçırır. Dünya malı, dünyanındır; dünya kulu, hummalıdır. Düştü mü derde, der ki ‘Gönül darda.’ Gönül dara girmez, kul öyle görür. Gaileyi üstünden attı mı, gönlünü geniş bulur. Bıraksa da bulsa da, elinde nasibi ne ise o kalır. Vurduğu oltaya gelecek balığı, kul bilmez.

5 Salın büyüğü çok yolcu alır. Elbet küçük olanı da az yolcu alır. Dersen, söylemeye ne hacet; değerli olan, yolcunun çokluğu değil niyetin olgunluğudur. Dersiniz ‘Dedem neler der, sallarla gezer.’ Salın değeri, suda gitmesindedir. Sudan çıkardın mı ne iş görür.

6 Asıra asır katmış, ademoğlu yaratmış, günden güne adım atmış. Bu ne senin, ne benim, ne gelenin, ne göçenin eseridir. ALLAH’ımın EMRİ’dir! Her gün ileri. Yeni buluşlar, yumak dolayışlar, atmosferi geçişler. Atmosferden önce; insan olmuş çözülmedik, beyin olmuş bilinmedik. Yumağın çözülmedik neleri var? İleri gidilen nedir? ALLAH’ımın gösterdiği, "BUL!" dediğidir. Elden-koldan-beyinden aldığını veremezsin. Verilen akımla, beynin yumuşaklığı ölçülebilir mi? Beyin alım merkezidir. Vermek, akıma tabi değildir. Şu demektir. Beyin, trafo merkezidir. Beyin, damarların muhafaza işini yüklenir. Eğer sert kaslar olsaydı, daimi kontak halinde olurdu. Elbet sizden öndeyim. Arkadan gelirsiniz, açılan pencereden bakarsınız.

7 Gecenin sözü ağır oldu, düşünceye dalındı. Daha derini gelene bırakalım, günde olana diyelim. Ona de ki; ‘Kim geldi, kim kaldı, korkuyu neden gönüle aldı?’ Amacın dayanmaktı, GÜCÜ’ne güvenmekti. Neden yarıda durdun, hummalı yolu sordun? Her kulun ömrü biter. Ömrüm bitecek diye dert eden, yumağını huzursuz sarar. Olaya gönül takma, gönülü manadan çekme. AŞK yolunu sen ara, o seni bulur. Varılan netice huzurdur. Dünyada hasta olan ne ilk kulsun, ne son olacaksın, her hal ile ALLAH’ıma varacaksın. Aynaya gülen yüzle bak, yaprak dökümü deme. Ağaca bak yeni filiz atar. Güzellik nerede olsa görülür. Ömür huzur ile yaşanır. Sil at gönlündeki dumanı. Deme ‘ALLAH’ım verir.’ Elbet ALLAH’ım, derdi de verir dermanı da. Kaide budur. Geldim, gördüm, döndüm. Kimse dışında kalamaz, yazılandan dönemez. Ne dert edin, ne de etrafını üz. ‘ALLAH’ım.’ de sevginle gez. Sebep oldurur, şifa buldurur.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH