|
16 Nisan 1971 MEVLÂNA’yım ben! 1 Neyden gelenin kulağa verdiği; kulağın özelliğinden değil, YARATAN’ın YÜCELİĞİ’ndendir. Sudan gelene benzemeye çalışın, yelden esene değil. 2 Yerde yetişen bostan sevilmez mi? Yerdedir diye yenilmez mi? Değer ölçüsünü yerine göre değil, tadına göre verin. 3 Gelelim sözün özüne. Sözün özü nedir? Alınan mertebedir. Yenince meyve ‘Ne güzel.’ denir, ağıza bir hoş gelir. Size yazılan yazı, geçen güne göredir. Her geçen gün, akan suyun sesi artar. Neden? Gelen sulardan. Çok yoldan, her koldan gelir, bir olur. Şu demektir. Ben dediğimi benden demem, gelenlere danışırım. Amade olan bilir. 4 Dünyanın tadını, ahiretin adından alırsınız. Verileni kararsınız, dünya gailesine arkanızı dönersiniz. Elbet dönülür, şüphe kimden edilir? Beklediğim ALLAH’ım beni korur, dayandığım ALLAH’ım düşmemi durdurur. 5 Gelecek korkusu olmayan; madde ile değil, ALLAH’ıma güvenendir. Gelsin, dönsün. Elden çıkmaz, yanlışa yer vermez. Serçe korkuyu, boyuna göre yenmiş. Ne gitmeye çabalamış, ne dönüşe gönül koymuş. ALLAH’ımın vergisine; ne soğuktan donmuş, ne sıcaktan yanmış, ne açlıktan ölmüş. Nasibini ALLAH’ım vermiş. Seni mi görmez? Ki dünyayı kulu için yaratmış. 6 Kainattan çıkamaz, dünya kulu bakamaz; ateş seni yakamaz, kötünün eli tutmaz. Yolumuz beraber. 7 Gününü verdim size, ‘Ne mutlu.’ deyin bize. İmtihan gününü. Yerden gelene değil, YÜCE’den verene göz atın. YÜCE’den ne gelir? Cumanın kutluluğu, YÜCE’den gelenlerdendir. Duacı olunuz. İmtihana gününde hazırlanınız. Size verişim, sizde kalsın. YÜCE’nin EMRİ’dir. Bunun oluşu, haftayı perşembede bağlayın demek değildir. Benim sevgilim oluşunuzdan değil, yerinizin icabıdır dediğim. Benim vazifemdir bildirmek. Şükür ALLAH’ım. 8 Mutluluğu arayan; dünyayı taramasın, dünyanın saçı elinde kalmasın. El başta değil, YÜCE’ye olsun. Göz hatada değil, güzelde olsun. Dil yalnız aşta değil, tatlı söz de desin. Acı söz, seni de dediğini de yakar. Unutulmasın, zararı, değdiği yere dokunur. Acı sözün değdiği yer, kendi dilindir. Dilinden değil, gönlünden ibret alasın. Cümlenize derim, perşembeye hazırlarım. Adım-adım yürünür, her olaydan ibret alınır. Hata olmazsa, doğruyu bulamazsın. Günün gelişine, aydın gönülle kapı açın. Geceyi yarına bağlayalım, üzüntüye yer vermeyelim. Yargıç değilim. Geceyi dedim. Yarına hayır adı ile başlayalım. 9 Elinize verilen el, YÜCE’nin EMRİ’yledir. Yolu aşırdık, köprüyü geçirdik. Merdiveni imtihana verdik, gecesini bildirdik. MEYDAN, cümle mümin kulların bulunduğu yerdir. Biz ordan geçtik. İmtihanın verilişi, merdivenin yerindendir. Ne demek merdiven? Yükseldi demektir. Bundan sonrası zorludur. Çünkü her basamak için, kul her yandan imtihan edilir. Kötü gün beklemeyin. O günlerin imtihanı verildi suyun akışı ile. Yanılmaya yer verme. 10 Nasibini, ne kulda ne yolda arama. ‘ALLAH’ıma dayan.’ dedim daha önce. ‘Şüphe eden kulunu, ALLAH’ım şüphesinde yanıltmaz.’ dedim. ALLAH’ımın kapadığı kapıya gönül koymam, çünkü şüpheye düşmem. 11 ALLAH’ıma emanet olasınız. Kötü gün beklemeyesiniz. ALLAH’ım cümlenizden RAZI olsun. ALLAH’a ısmarladık.
|