|
15 Nisan 1971 MEVLÂNA’yım ben! 1 Hüzünlü hava dağılsın, olağandır. Hastalığı VEREN’den, şifa dilensin. SAHİBİ’nden sorulmaz, geçen günle ödenmez. Olmuyorsa, olanla yetinirsin. Asude yuvayı, yumuşak kul hazırlar. Hummalı olan kul; geleni ‘Dert.’ der, geçeni arar. 2 Hazırlansa elde mi? Niyetiniz dilde mi? Yolunuz gönülde mi? Hazırlık niyete göre değil, nasibe göredir. Asmayı budarsın, ilacını atarsın. Vereceği meyve, umduğuna göre değil, nasip kadardır. 3 Olmasını dilediğini; niyaz ile değil, isyan ile istersin. Bakmaktan bıkmadın, ‘Bıktım.’ dedin; gönülde iyiyi, dilde hamı kullandın. Sebep yaratır, ALLAH’ım verir. ‘Nerden gelir?’ deme. Dediğin, ham sözdür. ALLAH’ım vermekten aciz değildir. Umduğundan değil, ummadığın yerden bulursun. Yeminden uzak dur. Olana gelene ALLAH’ımın ADI’nı sarma, çamuru ALLAH’ımın ADI’yla karma. Olacak, hayır verecek. 4 Yanındakine deyim. ‘Kaderim.’ de. Gelse-gelmese, ALLAH’ımın DEDİĞİ olur. Yalnızlıkla, ders verme, şikayette bulunma. Kadere boyun eğmiş, senin eline vermiş. Eğriyi-doğruyu, kul düzeltmeye gücü yetse; elbet dediğin gibi olurdu. Amma kaderi, ne sen ne ben hazırlarız. HAZIRLAYAN’a nasıl hesap sorarız? Beddua etme. ALLAH’ımdan iyilik dile ki, iyilik bulunsun. 5 Yamayı vurmak, kulun gücüne göredir. Giymeye nasip almışsan, almayı danışmışsan; hazırlamaya değil, hazırlığına duacı olasın. 6 Sararsan, paket olur. Paketi sağlam dürersen, içindekine değerini vermiş olursun. ‘Gücüm yetmez, hayır vermez.’ dersin, ne ile ölçersin. Sonu hayıra bağlanır. 7 Asmadan geçilmez, ‘Üzümün çöpü.’ denmez, koruk iken yenmez. Bekle olsun, olunca yensin. Sabır edersen, görürsün. Yanımızda olan, uykuya dalan. Çok yumuşak yol aldın, niyetinle vardın. ‘SAHİB’im.’ dedin, ALLAH’ını bildin. Bildiğini dedin, aradan girdin. Ummak güzel. Umduğun vermezse, uymak daha güzel. ALLAH’ım cümleden RAZI olsun. ‘Bahçe.’ dedin girdin, çiçek aldın sevdin. Eline verdin. Verimine uyacak, dilediğin yerini bulacak. Sepetten değil sebeptendir. Veren sen değil, ben değil, YÜCE TANRI’dır. 8 Sallantı beşikte olur, eşikte değil. Sudan aldığın, sana da ona da yeter. Meraka yer verme. Beşikte değil, eşiktedir. VEREN’deki güçtedir. Geçitten yolcu geçer, yürür de gider. ‘Hayvana bineyim, öyle gideyim.’ derse, ayağı kayar. Gülenle gül, ağlayanın gözünü sil. 9 Sudan gelen, paçasını sıvar, elbisem ıslanmasın diye. Islansa ne olur?
Biraz su alır. Gocunma. Sonunu şüphe ile bekleme. ‘Hazırlığımı yaptım,
ALLAH’ıma havale ettim.’ de, şüpheyi sil. Şüphe eden kulunu, ALLAH’ım
şüphesinde yanıltmaz. 10 Olgunluk gerek, yılgınlık değil. ‘SAHİBİ’nden.’ dersen, kadere boyun eğersen; yumuşak yol bulursun. Gecenin de sabahı olur, karanlığı aydınlık örter. Seymenin verdiğini, neyzenden alamazsın; neyzenin çaldığını, seymende bulamazsın. 11 Siyasetten söz ettiler. Sükunet dileyen, beklemeyi bilmeli. Gücünün üstünde dilersen, kuvvetini bulursun. 12 Niyetini alacağın duanın, gönüle uyacağı bilinir. Seherden yer alır, aydın güne çıkılır. ALLAH’a emanet olun. ALLAH’a ısmarladık.
|