21 Mayıs 1971

MEVLÂNA’yım ben!

1 Dumanlar dağılsın, kul suya eğilsin. Güller, gönüller hepsi bir olsun. Çay demli, hava nemli. Bulut dağıldı, güneş görüldü, nemli havada çimen yeşerdi.

2 Gezindiğim yer değil; gönülle gezinti, gönüllerde olur. Aldı mı suyu, kaldı mı huyu? Alacak da, kalacak da.

3 Ocak, aş pişsin diye yakılır, yumurta dahi ateşte pişirilir. Aşın pişmesini dedim. Az da olsa, çok ta olsa ocak ateşlenir. Çevreyi arayan, gönülü eğler. Gönülü eğleyen, kulunu hoşnut eder. Gönül eğlemekten maksat; dumanı atıp hoş söz etmektir, kulun hatasına gülmek değil.

4 Suyun yüzüne çıkan, hafif gelen çöptür. Kulun zararsız hatası gibi. ALLAH’ım YÜCE’dir. Yumağını sararken, zararlı olan ayır. Yumağın çöp almasın, su yüzüne vurmasın. Merdane savaşan, merdane kazanır. Aldığını veren, ‘SAHİB’indendir.’ diyen kazanır.

5 Oltayı denize, balık alayım diye atarsın, nasibin ne ise onu tutarsın. Sahilde havayı düşünürsün. Almış isen umudun olanı, ‘Duamın kabulü.’ dersin. Unutulmasın, duanın kabulü, senin hayrına isedir. Unutma ki, YARATAN’ın, seni senden çok düşünür.

6 Olgunluk; güzele güzel demekle değil, her yaratılanda güzellik aramaktadır. Aynayı yüzüme tutsan, ben beni görürüm. Kendi yüzüne tut ki; sen seni gör, sende CAN’ı gör, CAN’da CANAN’ı gör. Neden derim; ‘Kula ölçü vurulmasın, kulun gönlü kırılmasın, mecnun oldu denilmesin.’ ‘ALLAH’ım.’ diyen, kendini yok sayandır. Yolunu benliğinden ayırmak, kaldırılan dünya yüküdür. Dünyadan sıyrıldığın an, ‘ALLAH’ım.’ dediğin andır. ‘Geldiğimiz gibi dönelim.’ ne demektir? ‘ALLAH’ımdan geldim, O’na varacağım.’ dedin mi; dünyadan sıyrılırsın, CAN kafesini kendine yük bilirsin. Ne var ki, ALLAH’ımın EMRİ’ni beklersin. Emanet, elbet emanetçe bakılır.

7 Müsaadeyi ALLAH’ım verir. Yumağın ölçüsü, ne alçı heykele, ne mermer merdivene benzer. En değer verdiğin kulu, ölçülendirirsin, değerini ona bakıp söylersin. Gafleti nerde ararsın? Madem ki öyle değer verdin, sözünü niye gönüle kazımadın. ATATÜRK’ü dedim. Düğme iliklenir, adı anılır; sözü, sepete atılır. Mermeri yere yayar, üstüne basarsınız; ne ölçüsüzlük. Ölçüye göre kazan kaynar, arada kullar oynar. Kazan kaynasın, kuran oynasın, duman dağılsın. Şeriatın kestiği parmak acımaz. Yazılan yazı bozulmaz. Beklenen, müyesser olan değildir. Açığını düşünmeyin, kementi atıp tutunmayın. Herkes bir dalda. ALLAH’ına sığınan; sağlam dalı bulur, düşse de kurtulur.

8 Olmasını dilediğini, duacı ol. Cümleniz duacı olun cümleye.

9 Kurum bacadan çıkar, ateşin yandığı yer temiz kalır. Açayım. Acemi ocakçı, ocağı zor yakar. Zor yanan ocak, çok is yapar; is de, kurum yapar.

10 Bilinen ile değil, bilinmeyen için göz açın. Müyesser yumağın alacağı, layık olduğudur. Yama yırtığa konur, müsaade edilen söylenir. Mesafe uzun ise, koşarak yetişilir. Kaçan tutulmaz ise, koşuya ne hacet. Hatan ile gözünü açarsın, bir daha kaçırmazsın.

11 Masal, yamaya benzemez, sadece uykuya yama olur, açık örter. Hakikat söylenen, gözü açar. Masal dinlemeyelim, uykuya yatmayalım, hakikati arayalım.

12 Çizmeyi ayağın korunsun diye giyersin. Gönlünü neyle korursun? İman duvarı ile hale kurarsın.

13 Sadece ALLAH’ıma havale edilsin, cümlenizden dualar alınsın. AMİN. Her kul; yaratma çabasında, güç-kuvvet sevdasında. ‘Ben, benim için.’ der. ‘Ben, cümle için.’ dense, gücü ALLAH’ımdan dilese, dileği samimi olsa; ALLAH’ım elbet verir. Ama her kul, aynaya bakanda başına tüy görsün diler. Kazan kaynar, kul oynar.

14 Kader örümcek ağına benzemez, kale duvarına benzer. Topla- tüfekle gelinse yıkılmaz.

15 ‘Güzellik, VEREN’in YÜCELİĞİ’ndendir.’ demekte, kul yere diz vurmakta. Sahip olduğun CAN’ı, O'nun EMRİ ile eğitmekte

16 Ayağını; gittiği yere değil, yolunu bildiğin yere atarsın. Mantığın çalışanı, kulu doğru yola götürenidir. Eğer, ‘Mantığım çalışmaz,
bu yolda savaşmaz.’ dersen, mantığına güvendiğine danış.

17 Manayı ALLAH’ımdan dile, mürşidi ayağına gönderir. Dünyayı mantığınla ara, kesat olsa da. Geleceği bilirsin, umut ile beklersin. Kesatlık, gönülde olmasın. Malın sahibi olan, toprağını işlesin, gelen günü beklesin. Güzellik, geleceğe umutla bakmaktır, ‘Ne olacak?’ demek değil. Ne olacak? ALLAH’ımın VERDİĞİ, en hayırlısıdır.

18 ALLAH’a ısmarladık. ALLAH’ım cümlenizden RAZI olsun. Cümlemiz, kanat misali üzerinizdeyiz.

19 Derdin devası, teşhisinden sonra bulunur. Ne var ki, teşhisi ALLAH’ımca malumdur. Kul çabalar durur.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH