23 Mayıs 1971

MEVLÂNA’yım ben!

1 Kaide bozulmaz, kul güdülmez, muzır olanın yanında durulmaz. ‘Dayanayım, yüze vurayım, yola getireyim.’ dersen, yanılırsın. ALLAH’ıma havale edersen, münasip yol bulursun. Un değirmene girmez, çıkar. Çünkü girerken buğdaydır. Yumağın dolanışı, sabır ile isabetli sarılır. ‘Acele olsun.’ diyenin, düğümü bol olur.

2 (ATATÜRK’le ilgili.) Alçı heykele değil, heykeli dikilenin sözüne değer verin. Heykelin önünde el bağlamak, ne verir. Sözün değeri, yolu buldurur. Kul alçıyı heykele, mermeri merdivene harcar. Birinin önünde düğme ilikler; öbürünün üzerine basar, yol diye geçer. Günün olayı, kulun dolayıdır. Güç olan; söze uyulmayandır, yolu bulunmayandır. Yol çizilmiş, elinize verilmiş; söz, sepete atılmış. Olgunluk; ‘Her şeyi bilirim.’ demek değil, her yerin bilenini bulup danışanındır.

3 Dedim daha önce, buluttur yüklü. Sel-fırtına, netice aydın güneş. Hayat planı elbet. ALLAH’ım cümlenize sabır versin. Gemiyi kaptana veren düşünmez; ne var ki, fırtınaya kaptan ne yapsın. Kaptan, elbet ehil olmalı. Elden değil, okuldan gelmeli ki; fırtınanın yönünü tayin etsin, gemiyi ona göre çevirsin. Ondan sonra gelecek, kaderdir.

4 Güzelliğin tadını bulmuş, diyeceği kadar demiş. Demediğini benden sormayın. Sohbet dinleyin, yola ışık verir. Her sohbet, bir adım öteye götürür her kulla . Ne var ki sohbet, dendiği yerde kalmalı, kulun sırrı kula verilmemeli. Günde denen değil. Kul, derdini dedi ise, sırrını sana açtı ise; dediği sende kalsın. Bu mevzudan demedim. Yumağını suyundan bilirsin, ağacı yaprağından. Olağan gelen, kulun düşündüğünün dışında olan değildir. Olan-gelen söylenmez, iki kişinin arasında kalır. Seher geceye örtü olur. Ne yumağın kararır, ne rengi bozulur. Geceye girdiği gibi, güne çıkar. Hasır, toprağa konur, kulun rahatı temin edilir. Toprağın, taşı toprağı rahatsız etmesin diye. Umduğunu, ‘Alayım.’ dersen; önce yerini hazırla, sonra şüphesiz bekle. At, ot ile beslenir, kemik versen yemez. Ata elini versen ısırmaz, sahibine ihanet etmez. Vergisini veren, olaydan sakınmaz. Asker olan, vatanı satmaz. Almayı bilen, vermeye kıyamaz. Olgunluk, yaş ile değil. Yumurta, verimli olduğu kadar alımlı değildir. Görünüşü ne kadar küçükse de, verimi mühimdir. Koysan durmaz, sıksan dayanmaz; ne var ki, verdiği seni kuvvetlendirir.

5 Alaydan çıkanı, kurt kapar. Mantığını kullansın, alaydan çıkmasın. Çıkarsa, ona da ALLAH’ım acısın. Yazıyı verenle-alanın, sözü de ÖZ’ü de YÜCE’den. Sözümüz tez geçsin geceden. Üzüntüye değil, duaya yer verelim. Ölenin yanında, olaylara da duacı olalım. Yolunu şaşanları da ALLAH’ıma duacı olalım. Yollarını bulsunlar, doğruya yönelsinler. Beddua yaraşmaz. Yapan da, şaşkınlıktan yapar. ALLAH’ım çevirsin, ULULAR yardımcıları olsun, yollarına ışık tutsun. ‘Vur.’ demek kolay. Duyguyu köreltmeyin. ‘Yurduma-yuvama selamet ver ALLAH’ım.’ deyin. Yurdumun güneşi, her günden parlak olsun. Yurdumun şarkısı, her dilde söylensin. Yurdumda komşunun sazı çalınmasın. Hummalı olanlar, sözde vatanı koruyanlar, saptığı hatayı, ‘Kahramanlık.’ diyenler; hatasını bilsinler, ALLAH’ımdan af dilesinler. AMİN. Devlet, isyana yer verenlerin isyanını bastırmakta aciz kalmaz. Cümleniz ALLAH’ıma emanet olunuz. Yolumuz açılır, emrimiz burada kalır.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH