1 Haziran 1971
MEVLÂNA’yım ben!
1 Huzuru ne senden ne benden
sorulmaz. ALLAH’ımdan
bekledik, duaları kulları için yaptık. Ne gelenden-ne gidenden, huzur
alınmadı,
sabıra yer verilmedi. Güç ile değil, öç ile değil; bunalıma yer verme
ile hiç değil, olgunluğu bulma iledir. Olgunluk nasıl bulunur? Ben
değil,
‘Cümle.’ deme ile. Elmayı aldığın zaman, tamını dağıtabiliyor musun?
Cümle
demek odur. ‘Yarısı sana, yarısı bana.’ demek değil. Eğer kendine
dünyada bir yer hazırlamak istiyorsan, ‘Cümle.’ diyeceksin. Sevmezsen,
‘Cümle.’ diyemezsin. Sen cümleyi düşünürsen, cümlenin YARATAN’ı da seni
düşünür. Cümleye VEREN’den ayırma beni, cümle kulundan kayırma beni.
Kayırdığın
an, mahzun dururum; onlardan kendimi, ayrı görürüm. Gör, seni görmese
de; duy
onu, bakmasa da. Kul diye değil, YARATAN’ın ESERİ diye bak; ne kadar
hatalı olsa bile. Ucunu dürmek değil; katlayıp ütülemek, kullanır hale
getirmek vazifendir. Camiye gidene, vaizi dinleyene sözüm. ALLAH’ım
cümleden RAZI
olsun. Güzellik olmalı sözü, doğruyu bilmeli ÖZ’ü; hataya değil, iyiye
bakmalı gözü. Öyle girsin camiye, sözünü desin cemaate. Bilmeyene
bildirmek, bilenin
vazifesi. ALLAH AŞKINA söz edene, kimse yanaşmaz. Yeter ki sen
‘ALLAH’ım.’ de, sığın, ALLAH AŞKINA söz et. ALLAH’ım; ADI’nın
anıldığı, gönüle konulduğu yerdedir. ADI’nı ananın, gönüle koyanın
YARDIMCISI’dır.
ALLAH’ımın ADI’nı, ticaret yapmaya çalışana, ALLAH’ım yardımcı mı olur?
Dediğim
açık. Aşamayan kalır, yerini alır. Aşıp geçen yürür, yürüdükçe görür.
Kalan ne görsün? Yerde toprak, havada yaprak. Omuza kadar ağırlık,
neden
gelir? Elbet yürümenin ağırlığı. YUYAN dilersen, elbet bulursun. Yağan
yağmura bile el açarsın. İlle akan su gerekmez. Mümin olursan, yumuşak
kalırsan; akan suya da varırsın. Cümleye.
2 Okumayı dilemek güzel, eğer faydalı olmayı düşünürsen. Omuza
yük koyabilir misin? Cümlenin yüküne yardımcı olabilir misin? Ayağını cümle
için atabilir misin? Adını değil, yurdunu düşünebilir misin? O zaman
‘Cümle için yaşadım.’ diyebilirsin. Her kul, ‘Cümle.’ dese; zaten harp
olmaz, kimse kimseyi vurmaz. ‘ALLAH’ım YARATTI.’ dense, kuluna kurşun
atılmaz; geçmişe bakılsa, günde mücadele edilmez. ‘Medeniyet ilerledi.’
denir, kul harcamaya mı? O da ALLAH’ımın EMRİ ile. Kul harcamasa, başka
yol bulunur. Günün kulu da öyle imtihanda. Aya varma ile, daha mı üstünlendi? Oyuncağı
eline mi verildi? Yarın tepinir, ‘Oyuncağım alınır.’ der, onun mücadelesi
başlar. Kumun yolu eskimez, ‘Zamanı geçti.’ denmez; çünkü her güne uyar. Üzerinden
tank da geçse, deve de yürüse değişmez. MEYDAN kulunu bırakmaz, varacağı
yeri buldurur. Dediğim açık, kum yolu GÜLÜ’ne götürür. GÜLÜ’nün gösterdiği,
“KUR’AN.” dediği; gününde de kulunu eğitir. Ne aya gitmek, ne denize
inmek; kulun gönlünü değiştirmez. Gönlü açık olan kula, KUR’AN’dan
başka kitap, yol vermez.
ALLAH’a ısmarladık.
(Resim
verilir: HAZRETİ OSMAN)
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDUR
RESULULLAH