6 Temmuz 1971

1 Hummalı yumak, yumuşak yol arar. Arayan bulur, bulan görür. Görgü, sergide değil vergide olsun. 

2 SAHİB’im olan, beni YARATAN, gönlüme güzellikleri seren.

3 Kapalı kapı, kula yol için değil, gelen içindir. Yolu açılanda, kapalı dediğin kapı da açılır. Vakti saati gelir. Suyun akışı yumuşak toprak bulur. Membaını bulan, kaynağına el atandır. Kaynağı bende, toprağı YARATAN’ımda. Meyveyi alan yer, yiyen tadını bilir. Ham meyve ağzı burar, eren meyve tadını verir. 

4 Gelenden-gidenden söz etme. Söz ile söz alana, ümit katma.

5 Zaman ve mekan, ölçülerimiz içinde değildir. Mutluluğa şahit olmak, mutluluğun içine girmektir. ALLAH’ım, bir kulun mutluluğunu bir başka kula gösterirse; layık gördü demektir. Gerçek, verilene uyulandır.

6 Güzellik, sevilendedir, sevendedir; olgunluk, verendedir.

7 Membaından veririm, GARİB eli ile. Kaynağını bildiririm. Kaynağın, nerden, ne gün çıkacağı belli olmaz. El ile torak kazılmaz. Dert edilmesin, üzerinde durulmasın. Kaynak önünüzde, dilediğiniz an gözünüzde. Elde olmasa, ne gerek? Uzak değilsin ki.

8 Geçenle değil, gelenle avunuruz; geçenle övünürüz, iyi yol almış isek, doğruyu bulmuş isek.

9 Damın örtüsü, kulun katkısıdır. Cumanın katkısı, kulun sevabıdır. Aynanın katkısı, aydınlığı göstermesidir. Yersiz olay, kula gelmez. Kul ham ise, güzele bile gülmez. Hummalı olan, olaya zordan bakandır. Kumun tanesine söz eden, gözünü sakınandır. Yersiz sakınma, yolsuz bakınmaya benzer. Cümleye derim, gelenleri selamlarım. Hatır sormak yersiz. Ayağın atışını, nefesin verişini görürüm.

10 Yaratılan, var olandır. Yetkimiz demeye değil, görmeyedir.

11 Nasibi olanın, yolu açılır. Gelişi dönüşü, ben değil ALLAH’ım yoluna koyar.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH