4 Ağustos 1971

MEVLÂNA’yım ben!

1 Süslü yazı hoş görünür, hattat olmasak da. Özellik, gelişin verilişindedir. Kavağın uzununa, çamın topanına, YUYAN’ın kalemine bakılır.

2 YUYAN’ın, yazanına bakılır. Çünkü söz, gök kubbede takılır. Yazı, kâinat gününe dek. Yürüyüş. Onlara verilen, yetişmesine hizmettir. Bizden gelen, cümleye. Asmaya yaprak, yumağa toprak verir.

3 ‘Oluyor, yetersiz.’ dense bile, kaleme dönse bile; yeşim taş ise, safir de taştır. Ne var ki, yeşim, hem göze hem gönüle hitap eder. Safir, hırslı kullarının tamahını arttırır. Yeşimin rengi, safirin dengi bilinsin.

4 Koz elinde olana; pervası olmaz, kayıp korkusu kalmaz. Kuyuda suyu bilen, biteceğini düşünmez. HAZRETİ OSMAN der ki: “Ne eldeki koza, ne sürüdeki kaza güvenme. Koz harcanır, kaz harcatır. ‘ALLAH’ım.’ dediğinden beri, kuldan bekleme. Ne var ki, ne olsa gönül kırma.”

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH