28 Ağustos 1971 

MEVLÂNA’yım ben!

1 Mümin olan her kulun, aranılan açık yolun; gidişi zorlu olmaz. Masayı bulan, ‘Söz alayım.’ diyen her kula sözümüz, yoluna gözümüz olur. Hummalı olunmasın, üzüntü edilmesin. Mayasını karandan, duasını verenden izin aldın mı? Kazan kaynadıkça, etrafa taşar; ateş tükendikçe, kor olur. Küllenmeye bırakma.

2 Küçük desti dilenmez, ne var ki her kul dilediği destiyi bulamaz. Ele gelen, nasibin olandır; düze gelen, yardımcı olandır. ‘Kanım yok.’ demeyin, CAN’ım var. Kan bedende, CAN gönüllerde. Yerden gelmedik, NUR’dan olduk, NUR ile yoğrulduk. Uyku-yorgunluk bedene, açlık-tokluk bedene. Az da yesen, çok da yesen; yine de uyacaksın gidene. Hummayı; müsait olsun demem, dert edene. ‘Kumun tanesi mi eksilsin, gönül hanesi mi zenginleşsin?’ desem, yersiz olmaz. ‘Duman’ dedikte, beden gördükte; sıkıntı verir, onu yalnız gören bilir.

3 Dünya malı, dünyanın. Kulun nasibine göz dikenin, kimlikten değil, varlıktan haberi yok. Almayı denedi, yolunu gözledi. ALLAH’ıma duacı ol ki, yoluna taş düşsün, dönsün geri getirsin. Yakında arama, uzağı gözleme. At ile koşmadı, kuyruğuna vermedi. Elini salladı, yolunu belledi. Kuğunun yolu gölde, martının yolu deryada, kekliğin yolu fundada, ceylanın yolu ormanda. Ne bunu oraya, ne onu buraya koyamazsın. İzin verilen söylenir, sanma dünya küllenir. Her kul, çizilen yolunu yürür. Olanı düremezsin, düzeni bozamazsın, sebebi çözemezsin. Olan oldu, yerini buldu.

ALLAH’a ısmarladık. 

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH