21 Kasım 1971

MEVLÂNA’yım ben!

1 Hoş gördüm. Cümlenizi kutladım, ‘Selam sizlere.’ dedim. Hummalı olunmasın, kötüye yorulmasın.

2 Gelişten maksat, hoşnutluktandır. Dünya günün kutlu olsun, yarının mutlu gelsin demekten, sözünü aldığını bilmekten, huzuru büyüktür. Dualarını aldı, ‘ALLAH’ım RAZI olsun.’ dedi. ‘Huzurum büyüktür, gam etmesin. Dünya olayı onu üzüntüye sokmasın. ‘Olaylara dargın mı?’ demesin. Dünya günümde dert almadım, hepsini hoş gördüm.’ der. Senin gönlünde olanı, senden iyi bilir. Onun için, ‘Dert.’ deme. ‘Konuk gelen, hatırını soran, hoş olsun. Gelmeyene de hoşluk versin ALLAH’ım.’ de. CAN’dan aldığını CANAN’a verirsin. CANAN’ı kendi CAN’ından çok seversin. Uyandan- uymayandan ALLAH’ım RAZI olsun, cümleye doğruyu buldursun. Duasını her alan gelir, yakını ile kucaklaşır. Ne var ki, bunu bazı kul görür. Yerince görürler, sevdikleri yerde dolaşırlar. Gelişi sevişindendir. Dünya gailesi, onları huzursuz etmez. Dolaşık yumak senden değil. Huzurun bozulması da senden değil. Seni bahane eder, hummalarına konu yapar. Gönlünde bahar açsın, yuvanda neşe olsun ki; anacağın gelişinde, ‘ALLAH’ım şükür.’ desin. Ayrı yuvanın sesi, huzuru bozmaz. Olur, geçer. Yuvanın huzursuzluğu kulun ömrünü karartır. Onun için, yuvanın huzuruna bakasın. Dualarını alanları sorarsın. ‘ALLAH’ım RAZI olsun, duasını eksik etmesin.’ derler. Anan ile babanın. ALLAH’ım cümleden RAZI olsun. Gönül yolundan aldım, onlara ilettim, ‘Duası sizlerle.’ dedim. ‘Alırız, ‘ALLAH’ım RAZI olsun.’ deriz, huzuru buluruz.’ dediler. ‘Dünya olayından sıyrıldık. Yolunun, sıyrıntı olduğunu gördük. Dünya bağı olmasın, dünya, kulu kendine bağlamasın. Evlatlarımıza duacı olduk. Yolun en doğrusunu bilen, gönlünü ALLAH’ım yoluna bağlayan senden, ALLAH’ım RAZI olsun.’ dediler. Duanızı ediniz. Gidenin yeri, daha belli olmaz. Her kul anında gidişte mertebesini almaz. ‘Dünyada hazır değil mi?’ derseniz, sorgusu suali bitmeden yerini almaz. Müstesna kullar ayrıdır. 

3 Neden sizlere geldim? Dünyadan ahiret yolunu buldurmaya. ‘Sorgusuz sualsiz mi gideriz?’ derseniz, sorgu sualde yanınızda oluruz. Müsterih olunuz, müjdeyi alınız. Gam edilmesin, varıştan korkulmasın. Aynayı elinize aldınız, yüzlerinizi ULULAR’ınız ile gördünüz. Dünyadan, varışın yolunu öğrendiniz. ALLAH’ıma şükürler olsun, kulundan bizleri ayırmasın. Kul yolunu çevirmesin, bizleri mahzun etmesin. ‘ALLAH’a ısmarladık.’ deyim, tekrar gününüzü kutlayım. ALLAH’ım cümleden RAZI olsun.

4 Yumuşak olunuz. Hatunlara sözüm yok. Yumuşayan, kendi kazanır, kendi sorgusunu azaltır. Hatun olan, dilinin yerini bilir. Er olan, gözünün yolunu açar. Sözü, arı balınca deyin, arı dilince değil. Yumuşak olanın sözü edilmez. Sözü edilene, yumuşak denilmez. DEDE hatununu, şikayet ettirmedi. Oğulun hatununu dahi sözden korudu. Selahaddin olduğundan değil, oğula emanet edildiğinden. GARİB, Selahaddin’in kızı değil, ne var ki karındaşıdır. Müşerref te Selahaddin’in kızı değil, Emine hatunun kızıdır. Onlar size emanettir, sizleri koruduğunu bilseniz. Günaha müstait olan, erkektir. Onun için onları dünyada, sizleri ahireti için korurum. ALLAH’ım cümleden RAZI olsun. Gönlü açık olan hatunlarınız, sizlerden iyi gün görsünler. Onların yolundan, ahiret kapısını bulasınız.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH

müstait: doğuştan yetenekli, kabiliyetli olan.