26 Ocak 1972 

MEVLÂNA’yım ben!

1 Yumuşamadan yol sevilmez, yol bilmeyene sürü emanet edilemez, sahile vuran dalga sayılmaz, denizin yüksek görüldüğü devrede suyu çoğalmaz. Ne dalganın çoğundan, ne rüzgarın sesinden kul ürkmesin, yola giden fırtına gelir demesin.

2 MESNEVİ’de denilen, sürüde köpek aranan; köpeği bekçi diye saymasın. Kimse kimsenin bekçisi olamaz, geleceği çeviremez. Kulun kaygusunu gideren TEK BEKÇİMİZ, SAHİBİMİZ’dir. Bir tek AŞK’ını verebilmen, O’na kavuşabilmendir. Sen götür, ‘Sundum ALLAH’ım’ de. ‘SANA verebileceğim AŞK’ımı getirdim.’ de. Sorgun orda kalır. Ne var ki, o AŞK gönlünü kor haline getirebilmeli, cehennemi dünyada silebilmeli. Yoklamaya ne hacet? Gönülleri YAHYA PEYGAMBER ölçer.

3 Göçmesi, bedenden uzaklaşmasıdır. RUHLAR daima beraberdir. Ne var ki, senin ölçemeyeceğin kadar kısa fasılalarla beraber olup ayrılırlar. Kulda devamsızlık, bizde her an. Anda bizle, anda bedenle. Bedene girdiği an, bizden perdelenir. Elbet her kabiliyetin bir kula verilmediği malumdur. Neden? Kulun kula hizmeti olsun diye.

4 ALLAH’ım verdiğini, neden saklasın? Huyunu değiştiremezsen, yolunu değiştir. Hata sana kolay geliyorsa, devamı gerekmez. Kolaylık, hatadan kaçana verilir. Her hata, bir kuldan uzaklaşmana malolur.

5 Kesilen kurban, HAZRETİ İSMAİL’i temsil eder. Onun için özürsüz olması gereklidir. Sevindirirken, bayram sevinci olur. Sevinen sevindirene vücut vergisi borcu olmaz. Neden olmaz? Çünkü şeriattan ayrılınmaz. Gücün var ise, burada da kesersin, gönlünü ferah tutarsın. Beden duygusu. Ne hata, ne ata. YARATAN’ımdan gelir, cümlenize verilir.

6 ‘Konuk olalım, yola varalım.’ dedik, selamete duacı olduk. ALLAH’ımın GÖLGESİ, üzerinize olsun. Amin 

7 Mayayı hamura kattın mı, kabaran hamura şekil attın mı, şeklini verip fırına saldın mı; kayguyu sen değil, kaygu seni bırakır. Güç ile olanın, göçten alacağı olmaz. Göçten dilenenin, güçten beklediği gelmez. Koruk koparılıp yenmez, yense de üzüm tadı vermez. Almadığın meyveyi, bozuk deme. Seyirciye okuyucuyu sorma. Her kulun görgüsü, sevgisi bir olmaz. Yaprak meyveyi saklar amma, çiçeği asla. Zaten çiçek, yapraktan evvel tomurcuklanır. Kuşun barındığı da, ağacın kuytu dalıdır. Yaprağın gizlediği meyve, erdiğinde kendini gösterir.

8 Döşenmiş oda, büyük görünür. Neden? Yerini alanın güzelliğinden, düzenini bulduğundan. Düzenini bulan her olay, büyük mesafe alır elbet.

ALLAH’a ısmarladık. 

9 Bayram bayramda yapılır, hatırlamak dualar ile olur. Gelenlerin gelenlerle beraber olduğu bilinir.

10 HAZRETİ İSMAİL der ki: “Koyun ile kuzudan, dağıttığın fakirden; aldığın dua kalır dünyadan. Ne sırattan geçirir, ne göçünde götürür. Gönlünü ferahlatır, dualar hafifletir. Yediğince yedir, içtiğince götür. Sırtına vurduğun katır, seni de beni de taşır.”

11 Kaşıksız çorba içilmez, aşıksız dünya geçilmez, nefes yetmeden, dünyadan göçülmez. Görüldüğü bilindiği gibi. Selam olsun sizlere, selam olsun sizlerden olanlara. Aldık geldik, gönüller ile kucaklaştık.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH