27 Mart 1972

MEVLÂNA’yım ben!

1 Kuşun uçtuğu yerden kul geçmez, çünkü ağacın üstüne varmaz. Kumun olduğu yerde, taşa söz gelmez. ‘Neden?’ derseniz, kum şikayetçi olmaz. Görgüde hoşluk, yuvalarda hoşnutluk diledim.

2 Sorguyu aldım, yerine ilettim. Haberini dilerler, dileğini sorarlar. Gönülleri yolda olan, ALLAH’ımı CAN’dan bilen kullarından ALLAH’ım RAZI olsun.

3 ‘Umduğum gibi buldum, niyaz edenden hoşnut oldum. Niyazları eksik olmasın, Mevlüt’ten ziyade KUR’AN okunsun.’ dedi, haberini iletti. Yeri sorulan ‘Nerde?’ denildi. ‘Umduğu gibi.’ dedim. ‘Neymiş?’ demedi, yerini yadırgamadı; olana uydu, kadere boyun eğdi. Sözün katısından, bulduğunu bildi. Ne var ki, bildiği halde dönüşü küçümsedi. Hatasını bilip de dönüşe uymamak, hataya hata katmaktır. Dünyaya bağı, ölüm korkusu da onun içindi. ‘Yerimi alamam.’ diye. Ne var ki ALLAH’ım, o korkuyu dahi af diye kabul eder. Korkmak da ALLAH’ımı bilmektir. Gönlünüz ferahta olsun. Gidende huzur olduğu bilinsin. Dünyada aklım kalmadı, kulunda hakkım olmadı, yumuşak olayım dersen; kendini sahile ver. Su seni döve-döve kuma çevirir. 

4 Düşünerek bulamazsan, okuyarak ara; okuyarak bulamazsan, gezerek ara. Ya akıl ile, ya fikir ile, yahut da göz ile bulunur. Gönül hem yanar, hem de yakar. Yanan gönlün etrafında olanlar da yanar. Nasıl ki ağacın biri yandı mı, hepsini alır götürür. Kalan nedir? Hiçlik. Kul dünyada, alev semada. Gönül yandıkça, ‘ALLAH’ım.’ dedikçe; kulunu eritir. Beden değil RUH’un erimesi. Bedenden açılmasıdır. RUH eridikçe darası genişler. Bedendeki kabı. RUH’ta giriş-çıkış kabiliyeti kolaylaşır. Yolcudan dilenen; yolda beklenendir, yolun gidişine niyet eklenendir. Handa dursan, hancıdan da alınandır. Yolun sonunda, güzellik bulunandır. Bulunan, AŞK’ın kendisidir. 

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH