|
26 Mart 1972 MEVLÂNA’yım ben! 1 AŞK
yolunda söz geçiremeden, gönülden AŞK’ı düşüremeden, dilden
değil AŞK’tan söylemeden; gün geçmez. Vakti vermese de, yol almasa
da; kuluna söz edilmez. Gün gelir aymayı bilir, SAHİB’ini tanır. Kul,
gönülde AŞK oldukta, deryaya dalmasa dahi, sahilinde gezer. 2 Kuşun
aradığını, sen aramazsın. Senin aradığını, kuş aramaz. Ona uysam
kanat açsam, desen bile, kanat seni götürmez. Götürecek AŞK’ındır, AŞK’ın
gönlünün kanadıdır. 3 Olmuşa
yol verilmez, VEREN’den sebep sorulmaz, taş üstüne baş konmaz. Bekle
kum olsun, başına yastık gelsin. Kum ne incinir, ne incitir. Ne var ki
incinmez diye, alıp çamura atılmaz. Değerini sahilde bulur, sahilde gezene
kolaylık verir. Yumuşak kulu da öyle görünüz, ‘Sahilime kum olsun.’ deyiniz.
İncinmez diye kırmaya kalkınmayınız. Çünkü gönül, her ne kadar kum misali
ise de, kristal kadar naziktir de. Kırılanda değil, kırandadır kayıp.
Kırılan sıfattır, zaten yok olmaya hazırdır. Amma kıran, elindeki kıymeti
kaybetmiş olur. Sözüm alınanın aldığı gibi. Sahip olanındır. Elindeki
kıymet nedir? Dilediğin sahil, gönlüne yerleşen değer değil
midir? O değerden mahrum olan, nice yaratılan vardır. Kul demedim. Çünkü
‘Deryan.’ demeyen, sahilini aramayan; kul değildir yaratılandır. Yaratılan
değil kulu olalım. Kulluk değerimizi kaybetmeyelim. Sorduğun
değer odur. Kırma ki kırılan olmayasın, dünyada cehennemi yaşamayasın. 4 ‘Gördüğün
sende kalsın, değerini ALLAH’ım versin; duyduğun senin olsun, ALLAH’ım
AŞK’ını görsün. Aldığın benden olsun, sana yolunu buldursun. Muradın
cümle olsun, cümle ile HAK olsun, HAKK’ı cümlede görsün, AŞK’ı gönlünde
bulsun, bulduğundan sevinsin.’ deyim, cümlenize duacı olayım. 5 Dileğimiz,
cümlenin huzuru, aramayın yuvada hazırı. Huzur çarşıda satılmaz, kuluna ‘Hazır
tut.’ denilmez. Elbet. Dedim ya. Gördüğün sende kalırsa, uyduğuna yol
verilirse; huzur seninle olur. 6 Meşede
meyve ararsan, sana değil toprağa verir. Yeni-yeni meşeler
yetiştirir. Meyve ağacı hem seni besler, hem yeni ağaçlar
yetiştirir. 7 Deryada
gördüğün, yosundur dediğin; deryanın meyvesidir. ‘Toprağa vermez,
kulu beslemez.’ denirse de yanlıştır. Hayır. Balığa yem olur, kulu
dolayısı ile besler. Elbet deryadan alandansın, deryayı sorandansın. Kainatı YARATAN’ın
VERDİĞİ, deryada kulun erdiği bilinmez mi? Ne var ki;
deryada olan, ‘Ne derya.’ diye AŞK’a düşen kul; deryayı nerde
bulduğunu bilmez. Gemisinde dolaşır, derinine inmez. Deryanın
derinine ancak göçende varılır. Dünya gününde ancak gemisinde gezilir. Gemide
değil misiniz? Evet. Dedim ya; gemi benden, yelkenleri sizden, rüzgar ile
derya ALLAH’ımdan. Cümle ile beraberiz. ALLAH’a ısmarladık
|