|
31 Mart 1972 MEVLÂNA’yım ben! 1 Kuyuyu suyu için ararsın, suyu olmayan kuyuyu örtersin; hatada suçlu ararsın, konuyu kendinde görsen kaparsın. Ölçüde ne hata ara ne suçlu. Olay paylaşıldığı zaman hafifler. 2 Kuşu kafese niye koyarsın, sesini alasın hoş vakit geçiresin
diye. Sesini almasan, kafese koymazsın; benliği silmezsen, kendini
bulmazsın. Sohbetimiz alanın, selamımız cümlenin olsun. Sohbete katılmayan, yumuşak
yol bulsun. Kusur aramadık, hata sormadık. ‘Olana uyduk.’ dediğin zaman, yumuşak
yol bulmuş olursun. ALLAH’ım kulunun her hatasına yol açar, AFFI’na
sığınsın diye. Kuldan gelen hata, ne kadar büyük olsa da; ALLAH’ımın AFFI’ndan
büyük değildir. Yeter ki kul hakkı, kulu tutmasın. 3 Kumun elendiği yerde, sohbet kalmasın. Sohbetin dışında kalana dedim. Yolumuz AŞK yoludur, sözümüz HAK’tan. Ne dileyip ne aldın YÜCE ALLAH’tan? Dünyadan sormayı, gününü dürmeyi düşünme. Dünyada bugün düğüm, yarın düğün olur. Kul üzüldüğü yerde kalır. Verilen hayırdır. Hasret kaldı isen; üzüntü etme, derdine düşme. ALLAH’ımın VERDİĞİ, has kulunu gördüğüdür. 4 Niyazını ettiğine, ‘ALLAH’ım.’ dediğine, VEREN’i bildiğine sevindim. Yanımızda olana. Unutulmasın; ALLAH’ımın ELİ, niyaz edenin sırtındadır. Kuyuya ses verme, kendi sesini alma. Hatada suçlu arama, açayım diye tarama; olduğu yerde kapat. Elinde olsa sepet, içine ne koyardın? Elbet su değil. Unutma olan da dert değil. Gelip geçer. Tozlu yolda koşan at tozutur. Arkasına kalma ki sana zarar vermesin. y’nin yanında olana dedim. ALLAH’ım cümleden RAZI olsun. Olmayandan uzak dur, olanın hayır olduğu görülür. ‘Az.’ deme, çoğu getirir, her türlü şerri götürür. Sanma ki tahtta oturan huzuru bulur. Ne taht ile, ne taç iledir. Huzur, gönle ekilen çiçek gibidir. Gönle çiçek tohumu ekersen, onu biçersin. Diken ekersen, tutmaktan sakınırsın. Meyveyi ağaçtan beklersin, o niyet ile ekersin. Olmayanı şerre yorma. ALLAH’ımın verdiği hayırdır. Soyluya soysuzu sorsan, ‘Yolsuz.’ der; soysuza soyluyu sorsan, ‘Susuz.’ der, ALLAH’ımla kulunun arasına girer. Aslında ölçü ALLAH’ımdadır. Soylu dünyanın adına isim almıştır, soysuz fakirliğine duçar kalmıştır. Ne var ki zengin-fakir, göçende hepsi bir. Orda dünyadaki ameline göre yerini alır. Almazsa deme, olacaktan kaçınma. YUVA’nın sohbetine dedim. ‘Dileğim olsun, hata ise ALLAH’ım affetsin.’ dersin. Dileğin, hatadan uzaktır. Yolun sonundan değil, başından niyet kurarsın; varışı ALLAH’ıma havale edersin. Sen niyeti kur, gerisini ALLAH’ıma havale et. Elbet olur. Koşuyu deneyen, kendini hazırlayandır; biraz yorulsa da, yarışı kazanandır. ‘Zahmete katlansam da, niyetimi kurdum ALLAH’ıma havale ettim.’ de, duacı ol. YM olacak, bağ yoluna girecek, bağ bozumu dürecek. Zahmet gayrete, gayret mürüvvete götürecek. Korukta ne ararsan, üzümde ne bulursan, şarapta ne alırsan; sende kalsın. Diyen varsın, dilediğini desin. Vicdanına yük olmayan olay, yolun doğrusudur. Mantık ile vicdan, beraber yürümeli. Vicdan mantığı doğruya götürmeli. 5 Diktiğin ağaçta döküm görülürse, kökünden olmalı. Döküm, hastalıktır. Cümleye. Neyden aldın mı, mey ile verdin mi? Sohbet ile silme. Yudum-yudum aldığını, döküm ile verme. Kova ile de alsan, yudum-yudum da alsan; netice aynıdır. Çünkü kova ile zaten içemezsin. Kova ile aldığın ‘Dolgun olsun.’ dediğindir. Yudum-yudum aldığın, başında beklediğindir. Güzellik beklemekte de olsa, ‘Kovamız da dolsun.’ demek, hata değil. Açık dediğim; kuluna verdiğim, kayguyu sildiğimdir. Dumansız gök aransın, yolun taşından kaçılsın. y’den aldığımı, yoluna ilettiğimi bilsin. ‘Kumun elendiği yerde olsun.’ dendi. Deryayı dileyen, önce sahiline gider, havasını gönlüne çeker. Sabır, deryaya vardığında silinir. Çünkü deryaya varanın, sabra ihtiyacı yoktur. Onun için her olaya hayır diye bakalım, sahiline öyle inelim. 6 ALLAH’a ısmarladık. Defter yazdık, cümlenize dedik. Almazsan; hata sende mi, bende mi? ‘Nasıl olsun?’ dedim, kaygudan uzak kalmanı söyledim. Çiçeği gönüle dikersen, huzuru bulacağını bildirdim. Hata ne sende ne bende, paylaşmayanda. ALLAH’a ısmarladık. (Resim
verilir) 7 Almayı dileyene, YUVA’nın sahibine verdik. ŞEMS ile babasını. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|