28 Nisan 1972

MEVLÂNA’yım ben! 

1 Kuşakta darlık çekilmez, dünyada varlık bilinmez, kazan ezilmeden delinmez. Her olayın başlangıcı olur, başı sona bağlar.

2 Gemide kaptanın sözü geçer denirse de; havanın gidişine uymayan kaptan, gemiyi alaboradan kurtaramaz. Onun için her olaya ‘Kaptan olayım, sözümü tutturayım.’ diyen, yanılır. 

3 Kumun bol olduğu yerde, kulun rahatı görülür. Her güzelin meşakkati çekilir. ‘Güzel göreyim.’ dersen, güzelin ölçüsü görüşe göre değişir. Yüzeyde kalan yosun, sahile vurur, çöp diye attırır. Deryada olduğu müddetçe değerini bulur.

4 Kuyuda olan sudan alanın bildiği; sadece ağzını ıslatmak, nefsini köreltmektir. Kaynaktan bulanın, yanmaktan kurtuluşa vardığı görülür. Yandıkça, kaynakta sönmeye çalışır. Sönmekten maksat, kanmaktır. Aşık olanın aradığını, sorsan bilmez. Çünkü beden, aradığını vermez. Kuşun kanadını yolsan, uçmaktan mahrum kalır. O zaman ona rızkını vermek, boynunun borcu olur. Almadığın kanatta, döküntü arama. Kuyudan söz bekleme, yelde taş selde baş arama. 

5 KEVSER’in verildiği, ‘RESULÜN.’ denildiği gün; MİRAÇ günü idi. O gün RESULÜ’ne sunuldu. KEVSER’i okuyan, RESULÜ’ne tabi olandır, ALLAH’ımın VERDİĞİ’ni, RESULÜ’nden dileyendir. Niyazında bulacaksın, içmiş kadar olacaksın. 

6 Gökyüzü yedi kat, kainat onsekizbin perde. Her kulun gücünde o’nu bilelim. Onda ALLAH’ımın TECELLİSİ’ni görelim.

7 KEVSER SURESİ’nin elden ele değil, doğrudan RESULÜ’ne sunulduğu bilinsin. Her verilen, MELEĞİ eli ile geldi. KEVSER SURESİ doğrusuna verdi.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH