|
3 Mayıs 1972 MEVLÂNA’yım ben! 1 Huyunu sudan alan, yolunu HAK’tan bilenlerle bir oldum; cümlenize selam dedim. 2 Hummalı günün, yıldızlı olur geceleri. Dünyayı düzene veren, olayların
niceleri görüldü. Her olay ‘Düğüm.’ dendi çözüldü, badema örüldü. Geçen
günlerdeki olayları düşünsenize. ‘Tarih.’ dersiniz okursunuz. Masal diye
değil, manalandırılırsa; her olayın çözüldüğü görülür. 3 Sepet. Önce kargı toplanır; örülsün diye, içine erzak konsun diye. Gündeki olay da öyledir. Önce toplanacak, sonra
örülecek, gereken doldurulacak. ‘Olmuyor.’ denen, düzene hata bulana derim. Sözüm
açık. Yapıya değil, kapıya bakılsın. Yapının yerinde değil, yönündedir
olaylar. Gününde değil gecesindedir. Onları bağlayan olayları derim. Üzüntüye
yer yok, düzenini bulur. 4 Kumunu eleyenle, gözünü bürüyen; ayrıntısını verecek, geçen güne dönecek. Dönüşte sözün çözüldüğü görülecek. Her olan hayırdır ya. Yel gökte, sel yerde olsa da; dünyayı süpüremez, bir adım öteye götüremez. Onun için akan suya ‘Hoş.’ diyelim. 5 Yeşilin renginde, gönlünü gördüm. Gönlüne türlü çiçekleri serdim.
‘Suyumuz aynı kaynaktan.’ dedim. Sana sundum, ‘Kanarak içsin.’ dedim. 6 Heybeyi sırtına alan; ön gözüne ferahı doldursun, arka yüzüne kayguyu
koysun, koyduğunu unutsun. Gün gelip açanda, ‘Dert miymiş.’ desin. ‘Yol
dileyip, gidemedim.’ diyene, gidemeyişin tasasına düşene de ki; ‘Ona
ben, ‘Yakın adaya gideceksin.’ demiştim.’ Daha önce vermiştim. Orası
uzak ada. Yolu açılanda, vade YÜCE’de. İzin bende olsa, müracaat edilecek
yeri de söylerdim. Gidenlerden danışılsın. Söylediğim yazılır.
Yuvasını kurmayı YM dedim. Ne var ki önce gidişe selam versin. 7 Ayyaş değiliz, amma sarhoşuz. Ayyaş pespaye olan, sarhoş gönlünü veren. Meyhanede mey değil, MEYDAN ararız; MEYDAN’da sarhoş deneriz, MEYDAN’ı onun için ararız. 8 Daha önce dediğim gibi. Oğulun gönlünde olan sevgiye, sevenler
hürmet eder. Sevmeyen ‘Gadr ettin.’ der. Sevgisinin kainatta yol aldığı
görülür. Her yaratılana sarıldığı bilinir. Evet, YUNUS’umun. YUNUS gönüllüsü derim, onun için çok severim.
Oğula. Yolunda YUNUS ile el-ele veririm, yolunu gösteririm. Onun için
sizler sormayın, ‘Ne olur?’ demeyin, bekleyin, olacağın en güzelini görün. En başta sana dedim ya. Gönlüne çiçekleri
serdim ya. ALLAH’ımın ADINA açılan her kapı, NUR ile donanır. Sanma ki kapanır.
Her açılan kapının, seni onsekizbin perdenin ötesine götürdüğünü bilesin. Dedim
ya; ayyaş değiliz, sarhoşuz. Sen de itiraf ettin. Gönlünde AŞK
olanın, AŞK’ına sadık kalanın; dünyada her muradı olur. Kapı zorlansa bile,
er-geç açılır. ALLAH’ım ADINA el attığın kapının önünde, şüpheye
düşme. Çünkü şüphe, elindeki kuvveti düşürür. ALLAH ADINA
başladığın işinde, şüpheni sil ki; kuvvetten
düşmeyesin. Madem ki ALLAH’ım benimle, GÜCÜ de bende. Şüpheye
düştüğüm an; ben, ben olurum. Halbuki ben değil, O’yum. O
olduğumu bildikte, korkuyu sildikte, sende seni değil O’nu buldukta; ne
senden korkarım, ne kendimi tartarım. Varsın gitsin, geri gelsin. Gelende gülen
sen olasın. 9 Hazırladık ya. Üzüntüler olmasa, sevincin tadı alınmaz. Meyveyi döküldü diye, ağacı kökler misin? Ağaç sende. Bekle, dökülenin yerine yeni meyve gelir. Her olay bittiği zaman, değerini bulur. ‘Güçlük.’ demeden, dikeninden şikayet etmeden; ALLAH’ım ADINA kapıya elini koy, şüpheyi sil. ALLAH’ım cümleden RAZI olsun. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH. badema: bunan sonra, bundan böyle.
|